Sunnah türkçesi Sunnah nedir
- Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sunna).
- Sünnet.
Sunnah ingilizcede ne demek, Sunnah nerede nasıl kullanılır?
The sunna : İslam sünnet hz muhammed'in müslümanlarca uyulması gereken davranış ve sözleri.
Sunna : Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sünnet). Farz. Sünnet.
Sunn hemp : Gün ışığı.
Sunned : Yıl (şiir). Güneşte bırakmak. Güneşlenmek. Güneş ışığı. Güneş. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşlendirmek. Güneşte kalmak. Güneşe sermek. Güneşletmek.
Sunni : Sünniler. İslam'ın iki mezhebinden daha büyük olanına mensup kimse (hz. muhammet'in meşru varisi olarak ilk dört halifeyi kabul eden ve ortodoks uygulamalarla karakterize). Sünni.
Sunniness : Parlak olma. Güneşlilik.
Sunniest : En güneşli. Güneşli. Neşeli. Aydınlık. Parlak.
Sunnily : Neşeli bir biçimde. Aydınlık olarak. Güneşli bir şekilde.
Sunnier : Parlak. Aydınlık. Neşeli. Daha güneşli. Güneşli.
Sunny : Güneşli. Günlük güneşlik. Parlak. Neşeli. Aydınlık. Güneş gibi.
İngilizce Sunnah Türkçe anlamı, Sunnah eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sunnah ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Circumcisions : Ruhen arınma. Hz isa'nın sünnetinin kutlanması. Sirkumsizyon.
Path : İzlek. İz. Hayat biçimi. Meslek. Yörünge. Keçi yolu. Çığır. Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi. Yol. Patika.
Tradition : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gelenek. Adet. Adetler. Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç. Sünnet (dini terim). Hadis. Görenek. Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen tinsel ekin öğelerinin her biri. Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar.
Hadith : Muhammed peygamberin sözleri ve davranışlarını belgeleyen yazılar derlemesi. Hadis. Hadis-i şerif. İslam kanununun ana kaynaklarından biri (kuran'dan sonra yetkisi olan ikinci kitap).
Circumcision : Genellikle erkek çocuklara, seyrek olarak da kızlara (doğu afrika, arabistan vb.) uygulanan ve arap, ibrani halklarında, avustralya'da, afrika ve amerika'nın birçok bölgelerinde erkek cinsel örgeninin ucundaki kabuğu kesme (circumcicion) ya da siyeğin alt tarafını yarma (subincision) işlemi. Ruhen arınma. Hz isa'nın sünnetinin kutlanması. Sirkumsizyon.
Circumcising : Günahlardan arındırmak. Ruhen temizlemek. Bızırı kesmek. Sünnet etmek. Bızırı kesme.
Circumcise : Günahlardan arındırmak. Bızırı kesme. Sünnet etmek. Ruhen temizlemek. Bızırı kesmek.
Sunna : Farz. Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sünnet).
Circumcision feast : Sünnet düğünü.
Way : Davranış tarzı. Gidişat. Yapılış şekli. Tarz. Yöntem. Huy. İş alanı. Mesafe. Bakım. Civar.
Sunnah synonyms : way of life, circumcises, the circumcision.

Bu kısımda Sunnah kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sunnah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sunnah anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sunnah ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.