Superhelix türkçesi Superhelix nedir

  • Süper sarmal dna.
  • Çift sarmal dna'nın kendi ekseni çevresinde tekrar halkalanması ile oluşan yapı. süperheliks.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Superhelix ingilizcede ne demek, Superhelix nerede nasıl kullanılır?

Superhelical density : Süper sarmal yoğunluğu. Bir moleküldeki süper sarmalların sayısı veya süper sarmal dönüşü.

Superheat : Erimeüstü sıcaklığı. Isıtarak kızdırmak. Kızdırma. Aşırı derecede ısıtmak. Fazla ısıtmak. Aşırı ısıtmak. Kızdırmak. Kızgın ısı.

Superheated : Kızdırmak. Aşırı ısıtılmış su buharı vb. Kızdırılmış. Aşırı ısıtılmış. Aşırı ısınmış. Genellikle sıvısınının kaynama noktasından çok yüksek sıcaklığa ısıtılmış gaz ya da buharın niteliği. Kızgın. Fazla ısıtmak.

Superheated steam : Kızgın buhar.

Superheater : Kızdırıcı. Üst ısıtıcı.

Superheterodyne : Süper heterodin. Süperheterodin. Sesüstü yinelenimli alıcı.

Superhet : Sesüstü yinelenimli alıcı.

Superhigh frequency : Süper yüksek sıklık. Süper yüksek frekans. Çok yüksek frekans. 3 -30 ghz.

Double superheterodyne : Çift süperheterodin. Çift süper heterodin.

Superhighways : Her yöne birden çok yolun olduğu otoyol. Süper otoyol. Otoban. İnternet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam. Otoyol. Sürat yolu.

 

İngilizce Superhelix Türkçe anlamı, Superhelix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superhelix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Supercoiled dna : Çembersel dna moleküllerinin daha yüksek düzeyde bir yapıyı oluşturmak üzere gösterdiği kendi etrafında çember biçiminde sarınımı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Superhelix synonyms : abiotic environment, abiotic factor, aardvarks, abductor muscle, a protein, a site, abacus bodies.