Superheat türkçesi Superheat nedir

  • Erimeüstü sıcaklığı.
  • [#kızdırma Kızdırmak].
  • Kızgın ısı.
  • Fazla ısıtmak.
  • Kızdırma.
  • Isıtarak kızdırmak.
  • Aşırı derecede ısıtmak.
  • Aşırı ısıtmak.

Superheat ile ilgili cümleler

English: Steam is water changed to a gaseous form by the application of heat. It may be either saturated, superheated, dry or wet.
Turkish: Buhar ısı uygulanmasıyla bir gaz formuna dönüştürülebilir sudur. Bu da, ya doymuş, kızdırılmış, kuru ya da ıslak olabilir.

Superheat ingilizcede ne demek, Superheat nerede nasıl kullanılır?

Superheated : Fazla ısıtmak. Kızdırmak. Kızdırılmış. Aşırı ısıtılmış. Aşırı ısıtılmış su buharı vb. Genellikle sıvısınının kaynama noktasından çok yüksek sıcaklığa ısıtılmış gaz ya da buharın niteliği. Kızgın. Aşırı ısınmış.

Superheated steam : Kızgın buhar.

Superheater : Üst ısıtıcı. Kızdırıcı.

Superheating : Kızdırmak. Aşırı ısıtma. Üst ısıtma. Fazla ısıtmak. Aşırı ısınma. Kızdırma.

Steam superheater : Buhar kızdırıcı. Buhar kızdırıcısı.

Superheterodyne : Süper heterodin. Sesüstü yinelenimli alıcı. Süperheterodin.

Superhighway : Otoyol. Otoban. Sürat yolu. Her yöne birden çok yolun olduğu otoyol. Süper otoyol. İnternet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam.

 

Superhelix : Çift sarmal dna'nın kendi ekseni çevresinde tekrar halkalanması ile oluşan yapı. süperheliks. Süper sarmal dna.

Superhelical density : Süper sarmal yoğunluğu. Bir moleküldeki süper sarmalların sayısı veya süper sarmal dönüşü.

Double superheterodyne receiver : Çift süper heterodin alıcı. Çift süperheterodin alıcı.

İngilizce Superheat Türkçe anlamı, Superheat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superheat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonizing : Kışkırtmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak.

Antagonising : Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Karşı koymak. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak.

Baitings : Canını sıkma. Mola. Rahatsız etme. Konaklama.

Angers : Hiddetlendirmek. Darıltmak. Fitil vermek. Kızgınlık. Öfke. Sinir. Hiddet. Öfkelendirmek. Sinirlendirmek.

Anger : Sinirlendirmek. Kesici ağzı, talaş iletici kanalları ağacı delecek özellikte delme aracı. Öfke. Sinir. Kızgınlık. Hiddetlendirmek. Darıltmak. Hiddet. Ağaç delgisi. Fitil vermek.

Overheating : Aşırıısıtım. Metallerin ısı ile işlenmesinde, uygun tane büyüklüğü veren sıcaklığın üstünde ısıtılmaları. Çok ısınmak. Kızma. Çok heyecanlandırmak. Hararet. Aşırı ısıtma.

Radio set : Radyo alıcısı. Radyo seti.

Annoys : Rahatını kaçırmak. Huzursuz etmek. Sinirlendirmek. İzaç etmek. Can sıkmak. Canını sıkmak. Sinir etmek. Taciz etmek. Sinir bozmak.

Annoyances : Rahatsız etme. Sıkıntı kaynağı. Rahatsızlık. Üzüntü kaynağı. Kızgınlık. Baş belası. Baş ağrıtma. Sıkıntı.

 

Superheat synonyms : heterodyne oscillator, radio, superheterodyne receiver, making angry, antagonises, aggravates, aggro, enraging, tuner, receiving set, local oscillator, enragement, baiting, exacerbating, antagonized, fretfulness, heating, overheats, infuriation, overheat, exasperating, superheating, bantering, antagonize, aggravate, aggravations, antagonised, antagonizes, annoyance, heterodyne receiver, aggravation, annoy, radio receiver.

Superheat ingilizce tanımı, definition of Superheat

Superheat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To heat a liquid above its boiling point without converting it into vapor. To heat too much, to overheat. As, to superheat an oven. The increase of temperature communicated to steam by superheating it.