Superimposition türkçesi Superimposition nedir

  • Üst üste çekim.
  • Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.
  • Bindirme.
  • Süperpoze olma.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Özellikle çevrebilim araştırmalarında, bir alanın değişik bakımlardan taşıdığı ayrıtlar arasındaki ilişkileri görsel olarak saptamak amacıyla, bu ayrıtları gösteren çizin ya da tasarları üst üste yerleştirerek karşılaştırma yordamı.
  • Çakıştırma.
  • Sürempresyon.

Superimposition ingilizcede ne demek, Superimposition nerede nasıl kullanılır?

Superimposition of sound : Ses bindirmesi. Bir sesin yanı sıra bir başka sesin belirmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Superimpositions : Üst üste çekim. Bindirme. Sürempresyon. Süperpoze olma.

Superimposing : Üst üste koymak. Eklemek. Üstüne koymak. Fotomontaj yapmak. Üzerine yerleştirmek. Üst üste yapmak. Üst üste getirmek. Üzerine koymak.

İngilizce Superimposition Türkçe anlamı, Superimposition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superimposition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Embarkations : Yükleme. Gemiye binme. Binme. Uçağa biniş. Gemiye bindirme. Yükleme işlemi. Girişme. Yüklenme. Yük alma.

Clapboards : Yalıbaskısı. Fıçı tahtası. İnce kaplama tahtası. Kaplama tahtası. Padavra. Tahta kaplamak. Tahta kaplama. Siper tahtası. Çekim tahtası.

Deposit : Para yatırmak. (kapora) vermek. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Depozit vermek. (tortu) bırakmak. Çökelmek. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Ön ödeme. Mevduat. Sıvıların dibine oturan maddeler.

Corbel : Konsol. Çıkma desteği. Boru desteği. Destek. Bindirmelik. Çıkma.

Imbrication : Üst üste koyma.

Lapping : Pamuklu baskıda kullanılan sargı malzemesi. Müşterilerden tahsilatı geç gösterme yoluyla kasadaki parayı kullanma. Birbirine bindirme. Alıştırma. Katlama. Parlatma. İnce parlatma. Kenarların üst üste gelmesi. Perdahlama.

Lap joint : Bindirmeli ek. Bindirme bağlantı. Bindirme ek. Eklem. Derz. Yapım eklemi. Bindirmeli bağlantı. İnşaat derzi.

Corbeling : Bindirmelik. Destekle çıkmak. Boru desteği. Çıkma. Çıkma desteği. Konsol. Destek.

Deposition : Hükümdarlıktan düşürmek. İfade. Tortu tabakası. Yargı yerinde dava konusu üzerinde sorulanları cevaplama, bildiklerini söyleme. Bk. tortu, tortulaşma. Tortulaşma. Yeminli ifade verme. Yeminli tanıklık. Depozito verme. Bırakma (tortu).

Clapboard : Çekim tahtası. İnce kaplama tahtası. Ahşap. Fıçı tahtası. Tahta kaplama. Siper tahtası. Padavra. Kaplama tahtası. Yalıbaskısı.

Superimposition synonyms : lapped, superpositions, rule, embarkation, corbels, superposition, principle of superposition, embarking, principle, imbrications, half lap dissolve, superposition principle, embarkment, superimpositions, double printing.