Supersedure türkçesi Supersedure nedir
- Bir kenara atmak.
Supersedure ingilizcede ne demek, Supersedure nerede nasıl kullanılır?
Supersede : Hükümsüz kılmak. Yerine geçmek. İlga etmek. Yerini almak. Yerine başkasını koymak. İptal etmek. Ayağını kaydırmak. Birinin yerine geçmek (görev değişikliği). Azledip yerine başkasını koymak.
Supersedeas : Üst mahkeme emri. Yürütmenin durdurulması. Temyiz. Tehiri icra. Engel. İnfazın geciktirilmesi.
Superseded : Ayağını kaydırmak. Yerini almak. Yerine geçti. Yerine geçmek.
Supersedence : Yerine geçme.
Supersedes : İlga etmek. Yerini almak. Hükümsüz kılmak. Birinin yerine geçmek (görev değişikliği). Başkasının yerine geçmek. İptal etmek. Ayağını kaydırmak. Azledip yerine başkasını koymak. Yerine başkasını koymak. Yerine geçmek.
Supersensitive : Aşırı hassas. Süper duyarlı. Çok hassas. Aşırı duygusal.
Supersession : Çıkarma. Değiştirme. İptal. Azil. Yerine geçirme. Yerine geçme. Yer değiştirme. Yerine başka bir şey koyarak iptal etme. Yerini alma.
Supersensual : Duygusal.
Supersex : Süper cins.
Be superseded by : Ayağını kaydırılmak.
İngilizce Supersedure Türkçe anlamı, Supersedure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supersedure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Supersession : Yer değiştirme. Çıkarma. Yerine başka bir şey koyarak iptal etme. İptal. Değiştirme. Yerine geçme. Yerini alma. Yerine geçirme. Azil.
Chuck out : Sepetlemek. Çöpe atmak. Dışarı atmak. Kovmak. Kapı dışarı etmek. Atmak. Kabul etmemek. Evden atmak. Yaka paça çıkarmak.
Cast aside : Kenara koymak. Başından savmak. Kenara atmak. Terketmek. Atmak. Kenara itmek. Kurtulmak. Bir kenara bırakmak. Başından atmak.
Daff : Mankafa. Oyalanmak. Üşengeçlik etmek. Bir kenara koymak. Oynamak. Kenara koymak. Yıldırmak. Üstünden atmak. Başından atmak.
Replacing : Vekalet etmek. Geri ödemek. Ahizeyi yerine koymak. Yerine geçmek. Yerine bakmak. Yerini tutmak. Yenisiyle değiştirmek. Yerine koymak. Değiştiriliyor. Yerini almak.
Replacement : Durağan bir kuruluş yerine bir başkasının, bir yenisinin konulması. durağan bir değerin yenilenmesi. Yerine koyma. Yer degiştirme. Yeralım. Bir şeyin yerine başka birşeyi koyma. Yedek. Çoğabilimde bir doğurgan yaş öbeğinin yerini yeni bir öbeğe bırakarak kendini yinelemesi. Protez. Yenisiyle değiştirme. Eski yerine bırakma.
Supersedure ingilizce tanımı, definition of Supersedure
Supersedure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of superseding, or setting aside. As, the supersedure of trial by jury. Supersession.

Bu kısımda Supersedure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supersedure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supersedure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supersedure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.