Supersedence türkçesi Supersedence nedir
Supersedence ingilizcede ne demek, Supersedence nerede nasıl kullanılır?
Supersede : Yerine başkasını koymak. Ayağını kaydırmak. Azledip yerine başkasını koymak. Yerini almak. Başkasının yerine geçmek. İlga etmek. İptal etmek. Yerine geçmek. Hükümsüz kılmak.
Supersedeas : Engel. Tehiri icra. Temyiz. Üst mahkeme emri. İnfazın geciktirilmesi. Yürütmenin durdurulması.
Superseded : Yerine geçti. Ayağını kaydırmak. Yerine geçmek. Yerini almak.
Supersedes : Hükümsüz kılmak. Yerini almak. Başkasının yerine geçmek. Yerine geçmek. Yerine başkasını koymak. İlga etmek. İptal etmek. Birinin yerine geçmek (görev değişikliği). Azledip yerine başkasını koymak. Ayağını kaydırmak.
Be superseded by : Ayağını kaydırılmak.
Superseding : Ayağını kaydırmak. Yerine geçen. Yerini almak. Yerine geçmek. Yerini alan.
Supersedure : Bir kenara atmak.
İngilizce Supersedence Türkçe anlamı, Supersedence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Supersedence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Displacement : Denge konumu yöresinde salınan bir nesnenin, her an denge konumuna olan uzaklığı. Yer değiştirme. İşten çıkarma. Dıştan bir kıvıl ya da mıknatıs alan uygulandığında, ortamın içinde oluşan alan. bir taneciğin, bir dizgenin yerini biraz değiştirme. Yerinden çıkarma. Bir özdeğin, konumunu belirleyen sayıların değişimi ile yeni bir konuma geçişi. Yerdeğişim. Uzanım. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kaydırım (fizik terimi).
Succession : Yerini alma. Zincirleme. Halefler. Zincir. Ardıllık. İntikal. Dizi. Birbirini takip etme. Sıra. Üst üste olma.
Successions : Veraset. Birbirini izleme. İntikal. Vekalet. Sıra. Ardışık olma. Üst üste olma. Silsile.
Prevailing : En çok tutulan. Üstün gelen. Galip gelen. En rağbette olan. Hakim. Egemen. Hüküm süren. Galip. Genel. Geçerli.
Supersession : İptal. Yerini alma. Yer değiştirme. Değiştirme. Çıkarma. Yerine başka bir şey koyarak iptal etme. Azil. Yerine geçirme.
Displacements : Yerini alma. Deplasman. Yer değiştirme. Yerinden etme. Kaydırım (fizik terimi). İşten çıkarma. Yerinden çıkarma. Yerdeğişim. Kaydırım.
Substitution : Özdeciğin bir öğeciği, bir topağı yerine başka bir türünü koyma işlemi. Değiştirim. Yerine koyma veya geçme. Yerine koyma ya da kullanma. bir mal veya üretim faktörünün diğer bir mal veya üretim faktörü yerine kullanımı. Oyun sırasında birtakımın oyuncu değiştirmesi. Vekil tayin etme. Alıcının çevirim sırasında durdurulması, alıcı önündeki varlık ya da nesnelerin değiştirilmesi, sonra çevirime yeniden başlanması yoluyla bir çekimde yer alan varlık ya da nesnelerin birdenbire değişmiş, birinin yerini bir başkasının almış görünmesini sağlayan sinema hilesi. (ilk varlık ya da nesnenin yerine başka bir varlık ya da nesne geçirilmemişse, bu durumda ilk varlık ya da nesne birdenbire ortadan yok olmuş sonucu sağlanır). Substitüsyon. Bir birleşikteki bir ya da daha çok hidrojen öğeciği yerine başka öğecikler geçmesi. kimi buzsullarda olağan örgü öğeciği yerine bir katışkının girmesi.
Substitutions : Yer değiştirme. Yerini alan şey. Vekil tayin etme. Yerine koyma. İkame.

Bu kısımda Supersedence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Supersedence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Supersedence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Supersedence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.