Supportive türkçesi Supportive nedir

Supportive ile ilgili cümleler

English: Ali has been supportive.
Turkish: Ali destekleyiciydi.

English: Ali told me how supportive you were.
Turkish: Ali bana ne kadar destekleyici olduğunu söyledi.

English: I'm sorry for not being more supportive when you needed me to be.
Turkish: Bana ihtiyacın olduğunda daha fazla destek olmadığım için üzgünüm.

English: Ali has been very supportive.
Turkish: Ali çok destekleyiciydi.

English: You're not supportive of anyone in this family?
Turkish: Bu ailedeki hiç kimseye destek vermiyorsun, değil mi?

Supportive ingilizcede ne demek, Supportive nerede nasıl kullanılır?

Be supportive : Destek vermek. Destek olmak.

Unsupportive : Desteksiz.

Supporting : Yardımcı. Destekleme. Destekleyen. Kanıtlayıcı. Destekleyici. Destek. Kuvvet verici. Destek olan.

Supporting actor : Başrolde oynayan oyuncuyu destekleyici nitelikli ikinci önemde rolü olan oyuncu. Yardımcı başrol oyuncu. Yardımcı oyuncu.

Supporting beam : Taşıyıcı kiriş.

Supporting cast : Yardımcı oyuncular. Önemli oyun kişilerini destekleyen ikinci plandaki rollerin tümüne verilen ad. Figüranlar. Destekleyici oyuncular.

Supporting evidence : Ek kanıt. Ek delil. Destekleyici kanıt.

Supporting leg : Tek bacak üstünde duruşlarda dansçının gövdesini taşıyan bacak. Taşıyıcı bacak.

 

Supporting of resource utilization fund : Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve uzmanlık kredilerinde maliyetlerin düşürülmesi amacıyla 1988 yılında t.c. merkez bankası bünyesinde kurulmuş bütçe dışı bir fon. Kaynak kullanımını destekleme fonu.

Supporting part : Yardımcı rol. Taşıyıcı parça.

İngilizce Supportive Türkçe anlamı, Supportive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supportive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encouraging : Umut verici. Özendirici. Cesaretlendirici. Ümit verici. Teşvik etme. Cesaret verici. Umut veren. Yüreklendirici. Suça yataklık etmek. Teşvik edici.

Promoter : Teşvikçi. Düzenleyici. Müteşebbis. Menejer. Destekleyen kimse. Önayak olan kimse. Tanıtımcı. Kurucu. Elebaşı.

Corroborative : Doğrulayıcı. Teyit edici. Tasdik eden. Onaylayan.

Confirmatory : Vesika. Sağlamlaştırıcı. Onaylayıcı. Doğrulayıcı. Teyidi. Teyit edici. Tasdik edici.

Adjoint : Mücavir. Sınırdaş. Eklenmiş. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Eklenik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bitişik. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Ek.

Supporting : Destekleme. Kanıtlayıcı. Destek. Destek olan. Destekleyen. Kuvvet verici.

Champions : Üstün niteliklere sahip kimse. Şampiyonlar. Savunucu. Şampiyon.

Appurtenant : Ait. Merbut. Müteferri. Müteallik. Bağlı. Tabi.

Corroborant : Kuvvetlendirici. Kuvetlendirici. Destekleyen veya güçlendiren bir şey.

 

Accessorial : Ek. Cezai suç ortağı. Aksesuar. İlave.

Supportive synonyms : demonstrative of, certificatory, substantiative, positive, adjunct, accessary, adjoints, validating, verifying, acolytes, adjuncts, promotive, confirming, confirmative, champion, substantiating, adjutant, accessaries, corroboratory, assistive, accommodating, sustentacular, adjuvant, collateral, verificatory, acolyte, validatory, accessory, accessorily, ancillary, corroborating, adjutants, accessorius.

Supportive zıt anlamlı kelimeler, Supportive kelime anlamı

Unsupportive : Desteksiz.

Neutral : Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Ilın. Etkisiz eleman. Yansız. Ilın uç. Rengi belli olmayan. Boşta. Belirli bir niteliği olmayan. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız.

Negative : Eksi. Olumsuz. Olumsuz söz. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Olumsuz cevap vermek. 1—a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Geri çevirmek. Çürütmek. Negatif. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.