Suppressant türkçesi Suppressant nedir

Suppressant ingilizcede ne demek, Suppressant nerede nasıl kullanılır?

Appetite suppressant : İştah bastırıcı. İştah kesici.

Suppressants : Kesici ilaç. Bastırıcı şey (açlık vb.). Önleyici ilaç.

Immunosuppressant : İmunosupresan. İmmünosüpresan. İmmün baskılayıcı. İmmünsupresan. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç.

Immunosuppressant drug : Bağışıklık baskılayıcı ilaç. Bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösteren glukokortikoitler, siklosporin ve takrolimus gibi ilaçlar.

Immunosuppressants : Bağışıklık sistemini koruyucu ilaçlar. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar.

Double sideband suppress carrier modulation : Taşıyıcısız çift yanbant kiplenimi.

Suppressed zero range : Sıfırsız erim.

Suppress endnotes : Sonnotları yazdır. Sonnot yazdır.

Suppress : Gizli tutmak. Örtbas etmek. Bastırmak. Zapt etmek. Zulmetmek. Önlemek. Ezmek. Saklamak. Lağvetmek. Hasıraltı etmek.

Suppressed : Bastırılmış. Önlemek. Durdurmak. Hasıraltı etmek. Baskı altına alınmış. Baskı altına almak. Bastırmak. Yayınlanmasını yasaklamak. Ortadan kaldırmak. Zaptetmek.

İngilizce Suppressant Türkçe anlamı, Suppressant eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Suppressant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incisive : Dokunaklı. Direkt. Zeki. Soruna doğrudan eğilen. İsabetli. Keskin. Acı. Zekice. Sivri.

Cutter : Montaj asistanı. Makasçı. Keski. Kesme makinesi. Jiletçi. Filika. Kesme aygıtı. Bıçakçı. Kotra.

Breaker : Mancana (gemi). Kinci. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü. Devre kesici. Kıyıya vuran büyük dalga. Kırıcı. Çatlayan dalga. Konkasör. Ezici.

Retainer : Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Dava takip anlaşması. Kilit mandalı. Pey akçesi. Avukatlık ücreti. Avukatlık avansı. Hizmetli. Yetkileme ücreti. Hizmetçi.

Appetite suppressant : İştah kesici. İştah bastırıcı.

Interruptor : Anahtar. Emniyet mandalı. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç.

Preventive : Engel olan. Önlem. Önleyici tedbir. Önleyici şey. Koruyucu. Men eden. Önleyici. Engelleyici. Karşılayıcı.

Cutters : Keski. Montaj asistanı. Kotra. Makasçı. Sahil koruma botu (amerikan ingilizcesi). Kesme makinesi. Filika.

Suspensive : Tereddüdlü. Askıda. Erteleyici. Askıya alınan. Ara verdirici. Uzaklaştırıcı. Merak uyandıran. Meraklandıran. Tereddütlü.

Arrester : Eklatör. Tutucu. Tutuklayan kimse. Tutuklayan kişi.

Suppressant synonyms : dilatory, suppressants, incisory, interrupter, circuit breaker, preventives, inhibitors, hair clippers, interceptors, incisivi, brakesman, contact breaker, stopper, prophylactics, interceptor, cutting, stoppers, interruptive, cutout, drug, cutouts, inhibitory, inhibitor.