Suppressants türkçesi Suppressants nedir

  • Kesici ilaç.
  • Önleyici ilaç.
  • Bastırıcı şey (açlık vb.).

Suppressants ingilizcede ne demek, Suppressants nerede nasıl kullanılır?

Immunosuppressants : Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar. Bağışıklık sistemini koruyucu ilaçlar.

Appetite suppressant : İştah bastırıcı. İştah kesici.

Suppressant : Kesici. Bastırıcı şey (açlık vb.). Kesici ilaç. Durdurucu. Önleyici ilaç.

Immunosuppressant : İmunosupresan. İmmünsupresan. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç. İmmünosüpresan. İmmün baskılayıcı.

Immunosuppressant drug : Bağışıklık baskılayıcı ilaç. Bağışıklık sistemini baskılayıcı etki gösteren glukokortikoitler, siklosporin ve takrolimus gibi ilaçlar.

Suppressed zero range : Sıfırsız erim.

Suppressed : Baskılanmış. Baskı altına almak. Yayınlanmasını yasaklamak. Örtbas etmek. Zaptetmek. Bastırmak. Dindirmek. Baskı altına alınmış. Ortadan kaldırmak. Önlemek.

Suppress : Yayınlanmasını yasaklamak. Lağvetmek. Bastırmak. Saklamak. Önlemek. Dindirmek. Örtbas etmek. Baskı altına almak. Durdurmak. Gizli tutmak.

Suppress line numbers : Satır numaralarını kaldır.

Zero suppress : Sıfır gösterme. Sıfır bastır.

İngilizce Suppressants Türkçe anlamı, Suppressants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppressants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Prophylactics : Hastalıktan koruyucu. Koruyucu. Prezervatif. Engelleyici. Tedbir amaçlı. Önleyici. Hastalıktan koruyan. Profilaktik. Koruyucu ilaç.

Drug : İlaç vermek. Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). Uyuşturmak. Uyuşturucu. Uyuşturucu madde. Uyuşturucu vermek. İlaçla uyutmak. İçkisine ilaç katmak.

Preventives : Önlem. Koruyucu. Önleyici şey. Karşılayıcı. Men eden. Engel olan. Önleyici tedbir. Engelleyici. Önleyici.

Appetite suppressant : İştah bastırıcı. İştah kesici.

Suppressant : Kesici. Durdurucu.

Preventive : Men eden. Engel olan. Önleyici. Önleyici tedbir. Engelleyici. Önlem. Karşılayıcı. Koruyucu. Önleyici şey.