Surface of unconformity türkçesi Surface of unconformity nedir

  • İki katman grubunu birbirinden ayıran, aşınma ya da süreksizlik yüzeyi.
  • Uyumsuzluk yüzeyi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Surface of unconformity ingilizcede ne demek, Surface of unconformity nerede nasıl kullanılır?

Surface : Suyun yüzüne çıkmak (balık veya denizaltı). Kanat (uçak). Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Yüzölçümü. Dış görünüş. Su yüzüne çıkmak. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kaplamak (yolu bir maddeyle). Yüzey. Yüzeye çıkmak.

Of : Nin. Hakkında. Den. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. Karşı. -nin. -in. Yüzünden. In.

Unconformity : Uyumsuzluk. Tutarsızlık. Uyuşmazlık.

Surface of discontinuity : Yerin içinde, fiziksel özeliikleri başka başka olan iki katman arasındaki sınır düzlemi. (deprem ışınlarının niteliği bu düzlemde birdenbire değişir.). Kesiklilik yüzeyi.

Surface of intensity distribution : Yeğinlik dağılış yüzeyi. Başlangıç noktaları aynı, büyüklükleri ışık kaynağının aynı doğrultudaki yeğinliğiyle orantılı olan vektörlerin uçlarının geometrik yeri.

Surface of the earth : Yeryuvarlağının dış kesimi. Dünya yüzeyi. Yeryüzü.

Surface of revolution : Dönme yüzeyi. Dönel yüzey.

İngilizce Surface of unconformity Türkçe anlamı, Surface of unconformity eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Surface of unconformity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü.

Adventive cone : İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. Ek koni.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol. Asit tüten.

Absolute age : Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Salt yaş.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abyss : Boşluk. Hufre. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Tamu. Varta. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Uçurum. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Surface of unconformity synonyms : abysal environment, acrozone, agricultural geology, algonkian, after shock, absolute chronology.