Surveillance türkçesi Surveillance nedir
- Gözaltı.
- Gözetleme.
- Keşif.
- İzleme.
- Teftiş.
- Düzenleme.
- Göz altında bulundurma.
- Tarama.
- Nezaret.
- Sürveyans.
- Gözetim.
Surveillance ile ilgili cümleler
English: Somebody tipped off the gang members to the police surveillance.
Turkish: Biri çete üyelerini polise ihbar etti.
English: Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Turkish: Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.
English: Ali is under surveillance.
Turkish: Ali gözetim altında.
English: Ali is still under surveillance.
Turkish: Ali hâlâ gözetim altında.
English: Ali didn't notice the surveillance camera.
Turkish: Ali gözetleme kamerasını fark etmedi.
Surveillance ingilizcede ne demek, Surveillance nerede nasıl kullanılır?
Airport surveillance radar : Meydan tarama radarı. Havaalanı gözlem radarı. Meydan arama radarı. Havaalanı gözetim radarı.
Customs surveillance zone : Kara sınırlarından içeriye ya da deniz kıyılarından açığa doğru, üzerinde gümrüğün özel bir yetkisi bulunan bölge. Gümrük gözetim bölgesi.
International surveillance companies : Uluslararası gözetim şirketleri. Uluslararası ticari kuralların gereği olarak mevzuat, satış akdi veya akreditifler gereğince tartı ve çözümleme yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda, ticarete konu olan malda aranan özelliklerle ilgili kalite kontrol ve tartı işlemlerini yaparak ilgili raporları düzenleyen, söz konusu işlemleri gerçekleştirmek için her türlü laboratuvarı kurup işletmek, dışalım ve dışsatım işlemlerinde eşgüdümü sağlamak amacıyla kurulan tarafsız kuruluşlar.
Labour surveillance agreement : İş alanının devlet denetimi ile bağımlı olmasını öngören sözleşme. İş denetimi sözleşmesi.
Aerial electronic surveillance : Havadan yapılan elektronik gözetim. Elektronik gizli hava kontrolü.
Keep under surveillance : Gözaltında tutmak. Gözlem altında tutmak. Göz altında bulundurmak.
Be under surveillance : Gözaltında olmak.
Surveillant : Gözetleyici. Gözcü. Hafiye.
Under surveillance : Gözlem altında. Nezaret altında. Takip ediliyor olan. Gözetim altında olan. Gözaltında. Gözetim altında.
Market surveillance : Borsada işlem gören taşınır değerlerde gerçekleşen olağandışı fiyat ve/veya miktar hareketleri ile içerden öğrenenlerin ticareti gibi yasal olmayan etkinliklerin ilgili kuruluş veya bağımsız bir birim tarafından izlenmesi, incelenmesi ve değerlendirilmesi. Piyasa gözetimi ve denetimi. Piyasa gözetimi.
İngilizce Surveillance Türkçe anlamı, Surveillance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surveillance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Electronic surveillance : Elektronik kontrol. Elektronik gözetleme. Elektronik gizli kontrol. Etkinlik ve konuşmaların elektronik donanımlar kullanılarak uzaktan denetlenmesi.
Alignment : Uyuşma. Gruplaşma. Ahlaki ve etik bakış açısı. Hiza. Sıraya dizme. Aynı hizaya getirme. Hizalanma. Sıralama.
Followings : Hayran kitlesi. Taraftarlar.
Pursuit : Uğraşı. Kovalama. Takip. Meşguliyet. İş. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Uğraş. Gerçekleştirmeye çalışma. Peşine düşme. İlgi alanı.
Guards : Nöbetçi. Koruma görevlisi. Koruma. Gard. Gardiyan. Emniyet (silah). Uyanıklık. Muhafız. Bekçi.
Jails : Hapse atmak. Cezaevi. Hapis. Nezarethane. Hapishane. Kodes. Hapsetmek. Tutuklamak. Cezaevine kapatmak.
Follow up : İzle. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. Sonuna kadar götürmek. Araştırmak. Sürdürmek. Peşini bırakmamak. Ardını bırakmamak. Kovalamak. Takip etmek.
Bo peep : Kısa bakış. Hızlı bakış. Dikizleme.
Hatchings : Tasarlama. Yumurtadan çıkan hayvanlar. Kuluçkadan çıkma. Civcivler. Fevkalade. Yumurtadan çıkan yavrular. Yumurtadan çıkma. Resim tarama. Tarama (resim vb).
Dredging : Kazımayla tarama. Dibini tarama. Üzerine serpmek. Taraklama. (limanın) tarakla temizlenmesi. Tarama aleti kullanmak. Taban kazıması. Tarakla temizlemek. Dip tarama.
Surveillance synonyms : police investigation, surveillance of disease, police work, intern, cardings, stakeout, exploration, pursuits, line drawing, auspices, picture scanning, supervisions, lookouts, devising, discoveries, exploring, peeping, disposal, pry, observance, adjustment, hachures, watch, detainment, oversight, house arrest, inspectorship, collocation, co ordination, jail, peeking, supervising, peek.
Surveillance ingilizce tanımı, definition of Surveillance
Surveillance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inspection. Watch. Supervision. Oversight.

Bu kısımda Surveillance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surveillance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surveillance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surveillance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.