Customs surveillance zone türkçesi Customs surveillance zone nedir

  • Gümrük gözetim bölgesi.
  • Kara sınırlarından içeriye ya da deniz kıyılarından açığa doğru, üzerinde gümrüğün özel bir yetkisi bulunan bölge.
  • Gümrük alanında kullanılır.

Customs surveillance zone ingilizcede ne demek, Customs surveillance zone nerede nasıl kullanılır?

Customs : Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi. bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt. Gümrük resmi. Adetler. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Gelenek. Gelenek görenek. Töreler. Adap. Gümrük vergisi. Gümrük.

Surveillance : Keşif. Sürveyans. İzleme. Tarama. Gözetim. Nezaret. Teftiş. Düzenleme. Göz altında bulundurma. Gözetleme.

Zone : Alan. Yöre. Çevirmek. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Zon. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Kentbilim bölge. Bölgelere ayırmak. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Kuşak.

Customs surveillance : Gümrük gözetimi. Gümrük vergisi ödenmemiş ya da genellikle gümrükle ilişiği kesilmemiş mallar üzerinde gümrüğün gözetme hakkı.

 

İngilizce Customs surveillance zone Türkçe anlamı, Customs surveillance zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Customs surveillance zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commin external tariff : Ortak dışbildirmelik. Avrupa topluluklarına üye ülkeler dışındaki ülkelerden gelen mallara uygulanan ortak gümrük bildirmeliği.

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Boarding and search of aircrafth : Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi. Hava taşıtları deneti.

Aircraft cargo manifeste : Yabancı ülkelerden gelen, oralara giden taşıtlarda bulunan malların, bu taşıtların iyeleri, kaptan ya da acenteleri eliyle, gümrük yasalarında belli edilen koşullara göre gümrüğe bildirilmesinde kullanılan belge. a. bk. gerçek yük bildirgesi. Yük bildirgesi.

Clearence for home use : Yurda sokma. Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması.

Composite duties : Karma vergi. Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi.

Coasting traffic : Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj). Kabotaj.

 

Ad valorem duties : Gümrük bildirmeliklerinde, malların değeri üzerinden alınan vergi. Değer vergisi.

Boarding and search of ships : Deniz taşıtların kontrolü. Deniz taşıtları deneti. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtlarının kontrolü.

Bound item : Bağlı mal. Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal.

Customs surveillance zone synonyms : ad valorem basis, approved routes, brussels nomenclature, concession rate, autonomous rate of duty, clearance through customs.