Customs türkçesi Customs nedir

  • Gelenekler.
  • Töreler.
  • Görgü ve davranış kalıpları.
  • Gelenek.
  • Gelenek görenek.
  • Adetler.
  • Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi.
  • Gümrük dairesi.
  • Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt. malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi.
  • Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi. bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt.
  • Gümrük.
  • Adap.
  • Bir ülke veya toplumun ahlak.
  • Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Gümrük vergisi.
  • Gümrük resmi.

Customs ile ilgili cümleler

English: A customs official asked me to open my suitcase.
Turkish: Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.

English: In my country the customs are different.
Turkish: Benim ülkemdeki âdetler farklıdır.

English: A customs declaration is required.
Turkish: Bir gümrük beyanı gereklidir.

English: All people can become friends, even if their languages and customs are different.
Turkish: Tüm insanlar arkadaş olabilir, dilleri ve adetleri farklı olsa bile.

 

English: In Colombia, Catholic customs prevail.
Turkish: Kolombiya'da Katolik gelenekleri hakimdir.

Customs ingilizcede ne demek, Customs nerede nasıl kullanılır?

Customs act : Her tür gümrük işlem ve görevlerine, gümrük vergilerine, gümrüklü malların konduğu yerlere ve benzerine ilişkin yöntem ve ilkeleri içine alan yasa. Gümrük yasası.

Customs administration : Gümrük yönetimi. Gümrük idaresi. Gümrük işlerinden sorumlu devlet dairesi.

Customs agent : Gümrük vergilerinin ödenmesinden sonra ticari eşyayı serbest bırakan temsilci. Gümrük memuru. gümrük işgüderi. Gümrük komisyoncusu. Gümrükçü.

Customs and traditions : Gelenek ve görenekler. Örf ve adetler.

Customs approved route : Gümrük hattı ile gümrük idareleri arasında izlenmesi gereken zorunlu yol. Gümrük yolu.

Customs broker : Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Bir ücret karşılığında dışalım mallarının gümrük işlemlerini sahibi adına yaparak bu malların gümrükten çıkarılmasına aracılık eden kişi. Gümrük müşaviri. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Gümrük komisyoncusu. Gümrük işgüderi.

Customs auditing : Gümrük mevzuatına göre eşyanın muayenesinin, belgelerin varlığı ve gerçekliğinin kanıtlanmasının, işletme hesaplarının, defterlerinin ve diğer yazılı belgelerin incelenmesinin, nakil araçlarının, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları eşyanın kontrolünün, idari araştırmalar ve benzeri diğer işlemlerin yapılması. Gümrük denetimi.

Customs barriers : Gümrük engeli. Gümrük duvarları.

 

Customs categories : Gümrüklerin yapabilecekleri gümrük işlemlerine ilişkin yetkilerine göre ayrıldıkları sınıflar ( sınıf gümrükler, sınıf gümrükler vb. gibi). Gümrük sınıfları.

Customs boundary : Gümrük kapılarından geçilerek aşılan kara, su, hava sınırı. Gümrük sınırı.

İngilizce Customs Türkçe anlamı, Customs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Customs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convenances : Görgü. Yol yordam.

Customs duty : Dıştan alınan, dışa satılan ya da eğleşmeden geçirilen mallardan alınan vergi. İthal edilen mallardan alınan vergi. Gümrük resimleri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dışalım mallarının ülkeye girişinde alınan vergi. Gümrük vergisi ya da resmi.

Manners : Örf. Töre. Edep. Hareket tarzı. Görgü. Adabımuaşeret. Ahlak. Terbiye.

Folkway : Adet. Örf. Bir grubun üyelerinin kültürlerinin bir parçası olarak paylaştıkları gelenek uygulama veya hayat tarzı. Görenek.

Compound duty : Hem ağırlık hem de değer birimine göre alınan birleşik gümrük vergisi. Çift gümrük vergisi. Hem değer, hem de nicelik üzerinden sayışımlanan gümrük vergisi. Bileşik gümrük vergisi. Muhtelif gümrük resmi. Muhtelit gümrük vergisi.

Etiquettes : Muaşeret adabı. Adab-ı umumiye. Görgü. Teklif. Görgü kuralları. Norm. Adabı muaşeret. Etiket. Teşrifat.

Duties : Görev. Yükümlülük. Vergi. Gümrük vergileri. Ödev. Rüsum. Vergiler. Hizmet.

Unwritten law : Teamül hukuku. Örf ve adet hukuku. Yazısız hukuk.

Customs synonyms : customhouse, customhouses, custom house, custom, proprieties, propriety, ways, tradition, customs house, tariff, groove, customshouse, second nature, customs authorities, impost, tariffs, habits, observance, convention, duty, customs duties, customsduty, etiquette, precedent, customs office, way, traditions, mores, folkways, ship money, observances, convenance, imposting.