Customs duty türkçesi Customs duty nedir

  • Gümrük resmi.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Gümrük vergisi ya da resmi.
  • Gümrük vergisi.
  • İthal edilen mallardan alınan vergi.
  • Dıştan alınan, dışa satılan ya da eğleşmeden geçirilen mallardan alınan vergi.
  • Gümrük resimleri.
  • Dışalım mallarının ülkeye girişinde alınan vergi.

Customs duty ingilizcede ne demek, Customs duty nerede nasıl kullanılır?

Customs : Adap. Adetler. Görgü ve davranış kalıpları. Gümrük resmi. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Töreler. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi. bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt. Bir ülke veya toplumun ahlak. Gelenek.

Duty : İş. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Güç. Saygı. Harç. Vazife. Vergi. Borç. Yükümlülük.

Exemption from customs duty : Gümrük bağışıklığı. Yurda kesin olarak giren maldan, yasası gereğince gümrük vergisi alınmaması.

Free of customs duty : Gümrük vergisinden muaf.

 

Customs act : Gümrük yasası. Her tür gümrük işlem ve görevlerine, gümrük vergilerine, gümrüklü malların konduğu yerlere ve benzerine ilişkin yöntem ve ilkeleri içine alan yasa.

Customs administration : Gümrük idaresi. Gümrük işlerinden sorumlu devlet dairesi. Gümrük yönetimi.

İngilizce Customs duty Türkçe anlamı, Customs duty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Customs duty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duty : İş. Gümrük. Kapasite. Hizmet. Yükümlülük. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Güç. Resim.

Imposting : Harç. Vergi. Üzengi taşı. Üzengilik. Yükümlülük. Resim. Aldatan. Üzengi. Yük. Yastık.

Impost : Yastık. Yük. Yükümlülük. Üzengi taşı. Üzengitaşı. Resim. Üzengilik. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir.

Compound duty : Bileşik gümrük vergisi. Çift gümrük vergisi. Muhtelif gümrük resmi. Hem değer, hem de nicelik üzerinden sayışımlanan gümrük vergisi. Hem ağırlık hem de değer birimine göre alınan birleşik gümrük vergisi. Muhtelit gümrük vergisi.

Customs : Gümrük dairesi. Gümrük. Töreler. Bir ülke veya toplumun ahlak. Gelenek. Adetler. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Gelenekler. Görgü ve davranış kalıpları.

Customsduty : Bir ülkeden çıkan, düzgeçen ya da o ülkeye giren mallardan alınan vergi.

 

Tariffs : Gümrük tarifeleri. Fiyat listesi. Gümrük. Tarifeler. Tarife.

Customs duties : Gümrük vergileri.

Tariff : Vergi (ithalat veya ihracat üzerine konulan). Bildirmelik. Tarife (otel veya motel veya pansiyon için). Tarif. Tarife. Vergilendirmek. Gümrük. İhracat ithalat vergisi. Fiyat listesi.

Duties : Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler. Gümrük vergileri. Görev. Gümrük. Rüsum. Vergi. Ödev. Ödevler. Yükümlülük.