Gümrük nedir, Gümrük ne demek

Gümrük; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi
  • Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu.
  • Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

"Gümrük" ile ilgili cümleler

  • "Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin damgalarıyla dolu pasaportlar eskitti." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

Küçük kulaklı koyun, keçi.

Ağzı ve sapı kırılmış testi.

Gümrük alanında kullanılan anlamı:

Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt.

Malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: gümrük vergisi]

Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu.

Bilimsel terim anlamı:

Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt.

Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi.

İngilizce'de Gümrük ne demek? Gümrük ingilizcesi nedir?:

customs, customs house, customs authorities, customs office, duty

Gümrük hakkında bilgiler

 

Gümrük, eşya ve malların ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin ödendiği kamu kurumudur.

"Lehçe-i Osmaniye" adlı kitapta Gümrük kelimesi, Rumca'dan alınmış ve "emtiaya ilişkin rüsumun idare mahallinin ismidir" diye tanımlanmış ise de "Gümrük" kelimesinin Rumca'dan alınma olmayıp, Latince'de ticaret manasına gelen "Commercium" kelimesinden alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Zira, gümrük resminin ticaret eşyasından alınan bir vergi olduğu gözönüne alındığında, kelimenin manaya uygunluğu ortaya çıktığından, bu adlandırmanın esasen daha uygun bulunduğu açıktır. Fransızlar "Gümrük"e "Douane" derler. İtalyanca "Dogana" kelimesinden alınmıştır ki, Venedik ve Cenova Cumhuriyetinin Birinci Hakimi'nin unvanı olan "Doge" adına, hazineye gelir temin etmek için, Venedik'te uygulamaya konulan verginin ismi olmuştur.

Gümrük ve gümrük vergisi, muhtemelen tarihte birbirinden ayrı yaşayan toplumlar, şehir devletleri, devletler, imparatorluklar var olduğu sürece var idi. Gümrük, devletlerin egemenlik alanlarının bir ifade biçimi ve hazinelerinin önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Ülkeler, topraklarına giren kişiler, ticari mallar ve her tür maddeleri ülkenin güvenliği, ekonomisi, hükümranlık, halkın sağlığı gibi faktörleri korumak ve vergi sağlamak amaçlarıyla sınırlarda denetlemeye tabi tutmuşlardır. Bugün de gümrük vergileri, devletin maliye kapsamında topladığı vergilerden sonra (belki başabaş) en büyük gelir kaynağı olabilmektedir. Türkiye'nin 2004 yılında Gümrüklerde Tahsil Edilen Vergileri toplamı (T.C.Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı'nca yayınlanan rakamlar ) 16.724.135.141.527.000 TL. gibi büyük bir rakamdır (Yani 16,7 Katrilyon ETL = ~16,7 Milyar YTL). Bu toplamın %90'dan fazlasını 'Gümrük Vergisi' ve 'Katma Değer Vergisi' oluşturmaktadır. Diğer vergiler Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Motorlu Taşıtlar Vergisi ve birçok başka vergi ve kesintilerdir.

 

Gümrük ile ilgili Cümleler

  • Gümrük memurları bütün gemiyi araştırdılar.
  • Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.
  • Gümrüklenecek bir şeyin var mı?
  • Lütfen Gümrük Beyan Formunu doldurun.
  • Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.
  • Başkan Arthur gümrük vergilerini düşürmek istedi.
  • Gümrük bildiriminiz, lütfen.
  • Bir gümrük beyanı gereklidir.
  • Gümrük memurları kutuları inceledi.
  • Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.
  • Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.
  • Gümrük nerede?
  • Bazı gümrük vergileri yüzde 60'a varıyordu.
  • Burada gümrüksüz şeyler alabilir miyim?

Gümrük kısaca anlamı, tanımı:

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Vergi : Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para.

Alınma : Alınmak işi.

Devlet : Talih. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

Sınır : Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.

Denetim : Denetleme.

Gümrük koymak : Engel olmak, kısıtlamak.

Gümrükten mal kaçırır gibi : Yangından mal kaçırır gibi.

Gümrük beyannamesi : Gümrük yönetimine verilen, ithalat ve ihracat için belirlenen malların türünü, değerini ve kaynağını belirten resmî belge.

Gümrük birliği : Belli ülkeler arasında gümrük vergilerini kaldıran, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamalarını öngören ekonomik bütünleşme.

Gümrük kapısı : Yurt dışına gidiş veya yurt dışından dönüş sırasında gümrük işlemlerinin yapıldığı yer, sınır kapısı.

Gümrük kolcusu : Gümrüklerce gözaltında bulundurulması gerekli görülen eşya ve yolcularla beraber bulunmak, tartı, sayım ve muayene memurlarına yardım etmek vb. işlerle görevli kişi, dideban.

Gümrük tarifesi : İthal edilen mallar üzerinden alınması gereken vergi miktarı veya oranlarını gösteren liste.

Gümrük kolculuğu : Gümrük kolcusunun yaptığı iş.

Gümrükçü : Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu. Gümrük görevlisi.

Gümrükçülük : Gümrükçünün yaptığı iş.

Gümrüklemek : Bir malın gümrükte giriş işlemini yapmak.

Gümrüklendirmek : Bir malın gümrük işlemlerini yaptırmak.

Gümrüklenme : Gümrüklenmek işi.

Gümrüklenmek : Gümrükleme işlemi yapılmak.

Gümrüklü : Gümrük vergisi ödenmiş olan. Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan.

Gümrüksüz : Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.

Gümrüksüz mağaza : Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen malların satışının yapıldığı mağaza.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

Kuruluş : Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye.

Kapı : Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Devlet dairesi. Ev gezmesi için gidilen yer. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gidere yol açan gereksinim. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân.

Gözetim : Himaye. Gözaltı. Gözetme işi, nezaret.

Giriş : Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Girme işi. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm.

Çıkış : Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Çıkış belgesi. Çıkma işi. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Mezuniyet, okul bitirme. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Yokuş. Çıktı. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta.

Gümrük alındısı : Gümrük vergilerini ödeyene verilen alındı.

Gümrük ambarı : Gümrüklü mallara özgü ambar. Gümrüğe gelen malların vergileri ödenene kadar depolandığı gümrük idaresinin denetimindeki depo.

Gümrük antlaşması : Gümrük vergileriyle ilgili ülkeler arasında yapılan antlaşma.

Gümrük bağışıklığı : Yurda kesin olarak giren maldan, yasası gereğince gümrük vergisi alınmaması. Bazı malların gümrük vergisine tabi olmaması.

Gümrük bildirgesi : Gümrük işlemlerinin yapılmasında kullanılan bildirge, a. bk. bildirge. [Bakınız: gümrük bildirimi] Gümrük örgütüne verilen ve çeşitli mallarla, nesnelerin türü, kökeni ve başkaca özelliklerini belirten mal iyesinin imzasını taşıyan ve gemi kaptanı ya da hava demiryolları idaresince aynı örgüte aynı işlem dolayısıyle verilmiş olan belgeye bütünüyle uygun olması gereken bildirge.

Gümrük bildirimi : Gümrük mevzuatınca belirlenen esas ve usûller çerçevesinde gümrük rejimine tabi mallar için ülkeye giriş ve çıkışta verilen bildirim.

Gümrük bildirmeliği : Ülkeye giren mallardan alınacak gümrük vergisine ilişkin bildirmelik. (Bunda, sayılandırılacak malların niteliği ve vergi sütunları bulunur. Değer bildirmeliğindeki vergi sütununda bu verginin oranı, ölçü bildirmeliklerinde ise vergi aşaması gösterilir.) [Bakınız: gümrük bildirimi]

Gümrük bölgesi : Bir devlet gümrük yasalarının tam geçerli olduğu bölge. Gümrük mevzuatının geçerli olduğu bölge.

Gümrük çizelgesi : Dış alımcı ve dış satımcı tarafından gümrük örgütüne verilen mal ya da nesnelere ilişkin çizelge.

Gümrük dairesi : [Bakınız: gümrük idaresi] Gümrük işlerine bakan resmî daire.

Diğer dillerde Gümrük anlamı nedir?

İngilizce'de Gümrük ne demek? : n. customs, customhouse, duty, tariff

Fransızca'da Gümrük : douane [la]

Almanca'da Gümrük : Zoll

Rusça'da Gümrük : n. таможня (F), пошлина (F)

adj. таможенный