Duties türkçesi Duties nedir
- Yükümlülük.
- Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler.
- Vergiler.
- Görev.
- Ödevler.
- Gümrük vergileri.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Vergi.
- Hizmet.
- Gümrük.
- Rüsum.
- Gümrük vergisi.
- Ödev.
Duties ile ilgili cümleler
English: I will perform my duties with pleasure.
Turkish: Görevlerimi zevkle yerine getireceğim.
English: I'll take over your duties while you are away from Japan.
Turkish: Sen Japonya'dan uzaktayken görevlerini ben üsleneceğim.
English: Ali neglected his duties.
Turkish: Ali görevlerini ihmal etti.
English: She performed her daily duties without any passion.
Turkish: O, isteksizce günlük işlerini halletti.
English: Tom's duties include raking the leaves.
Turkish: Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.
Duties ingilizcede ne demek, Duties nerede nasıl kullanılır?
Duties of imam : İmamlık.
Import duties and taxes : Giriş vergileri. Malın ülkeye girişinde ya da girişi dolayısıyle alınan gümrük vergileri, tüm vergi, harç ve benzeri yükümlülükler. (yapılan iş ile ölçülü ve kısıtlı ücretler, giderler bu terimin dışında kalırlar. yükleme boşaltma ve ardiye ücretleri, hamal ücretleri vb.).
Ad valorem duties : Değer vergisi. Gümrük bildirmeliklerinde, malların değeri üzerinden alınan vergi.
Composite duties : Gümrük bildirmeliğinde yer alan belli bir maldan, hem ölçü hem de değer yönünden alınan vergi. Karma vergi.
Customs duties : Gümrük vergileri. Gümrük resimleri. Gümrük vergisi.
Excise duties : Tüketim vergisi.
Imposition of duties : Yükümlülük.
Educative duties : Eğitici gümrük vergileri. Ulusal ürünlerin daha ucuz, daha iyi nitelikte olmalarını ve yabancı mallarla yarışımını sağlamak amacıyla, yabancı mallara konulan geçici gümrük vergileri.
Financial customs duties : Mali gümrük vergisi.
Prohibitive customs duties : Bir malın dışalımını durdurmak amacıyla uygulanan ve dışalım malının fiyatını yurtiçinde üretilen dışalımı ikame eden malların fiyatının üzerine çıkaran çok yüksek oranlı gümrük vergisi. Yasaklayıcı gümrük vergisi.
İngilizce Duties Türkçe anlamı, Duties eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Duties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.
Ministration : Yardım. Görev icrası. Özenli bakım. Vazife icrası. İhtimam.
Epidermis : Derinin dermis üstündeki keratinize çok katlı yassı epitelinden oluşan en üst tabakası, epidermis. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. Dış deriden (ektoderm) meydana gelen, vücudu dıştan örterek koruyan, omurgasız hayvanlarda bir sıralı hücre tabakasından, omurgalı hayvanlarda ise keratinli çok tabakalı yassı epitelden meydana gelen derinin üst tabakası. bitki kök, gövde ve yaprakların dış epitel örtüsü. epidermis. Epidermi. Epiderm. Epidermis. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üst deri. Üstderi. Derinin dış bölümü.
Blackhead : Deride oluşan siyah nokta. Siyah nokta (cilt). Komedon. Ortası siyah benek. Birgözeli özel bir asalağın hindi karaciğerine yerleşerek meydana getirdiği, büyük ölçüde ölümler doğuran evecen kümes hastalığı. Ciltteki siyah nokta. Karabaş. Siyah nokta. Deride oluşan siyah çekit. Başı siyah olan sivilce.
Dower : Drahoma. Çeyiz. Başlık. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Kabiliyet. Yetenek vermek. Drahoma vermek. Ağırlık. Çeyiz vermek.
Classwork : Sınıf çalışması.
Customs duties : Gümrük resimleri.
Imposition : Vergiyi gerçekleştirme. Kullanma. Haksız talep. Üstleme. Aldatma. Zorla kabul ettirme. Yük. Yükleme. Usandırma.
Impositions : Taciz. Ceza. Zorla kabul ettirme. Yükleme. Külfet. Aldatma. Haksız talep. Kullanma. İstenmeyen misafir.
Dues : Ücret. Harç. Resmi vergiler. Resim. Ödenti. Aidat.
Duties synonyms : integumentary system, liver spot, body covering, john foster dulles, pressure point, free nerve ending, sudoriferous gland, commitment, mission, melanin, scalp, berth, ratings, amenability, custom house, seam, berths, commissions, assignment, attendance, corium, a priori information, thick skin, attendances, customs office, answerability, investment, charges, office, asgmt, skin, appointment, derma.

Bu kısımda Duties kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Duties ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Duties anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Duties ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.