Sustaining türkçesi Sustaining nedir

Sustaining ingilizcede ne demek, Sustaining nerede nasıl kullanılır?

Sustaining food : Besleyici gıda.

Sustaining member : Destek veren üye.

Sustaining power : Karşı koyma kudreti. Dayanma kudreti.

Sustaining program : Yayın programı.

Sustaining wall : Payanda duvarı. İstinat duvarı. Dayanak duvarı.

Nonsustaining : Destekleyici olmayan. Sürdürülmeyen.

Sustain a defeat : Yenilme. Yenilmek. Yenilgiye uğramak. Hezimete uğramak.

Sustainable development : Kendi kendine yeterli büyüme. Süreklilik içeren gelişme. Sürdürülebilir kalkınma. İktisadi gelişme sürecinin, çevre kirlenmesi, doğal kaynakların tüketilmesi gibi sorunlara yol açtığının farkedilmesi üzerine, bugünün iktisadi büyüme ve kalkınması gerçekleştirilirken, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmelerine olanak tanınması için özellikle yenilenemez kaynakların kötü kullanımından kaçınılması gereği üzerinde duran bir kalkınma anlayışı. Sürdürülebilir gelişme. Sürdürülebilir gelişim.

Sustain an objection : İtirazı kabul etmek.

Sustainable : Doğrulanabilir. İspat edilir. Sürdürülebilir. Dayanılır. Teyidi mümkün. Güçlendirilebilir.

İngilizce Sustaining Türkçe anlamı, Sustaining eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sustaining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Holding : Yönetmeliğe aykırı olarak topun uzun bir süre oyuncunun ellerinde kalması. Stok. Bekleme. Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi. Basketbol, voleybol alanlarında kullanılır. Karar. Arsa. Mal. Edinç. Toprak kiralama.

Trophic : Beslenimsel. Trofik. Besinsel. Gıda ile ilgili.

Grislier : Tüyler ürpertici. Ürkütücü. Korkunç.

Nourisher : Bakıp gözeten. Besleyen kimse ve şey. Yaşamı destekleyen kimse veya şey. Destekleyen kimse veya şey.

Conservation : İdareli kullanma. Korunum. Dış çevreden yalıtılmış bir dizge ile ilgili kütle, erke, devinirlik gibi nicelikler toplamlarının etkileşimler sonucu değişikliğe uğramaması. Dizgelerde, taneciklerarası etkileşimlerden, çarpışmalardan öncede sonrada toplam erke, devinirlik, kütle gibi niceliklerin değişmez kalması. Saklama. Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Koruma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Doğal çevrenin korunması. Muhafaza.

Grisly : Korkunç. Tatsız. Ürkütücü. Tüyler ürpertici. Nahoş.

Espousers : Kabullenen. Benimseyen. Evlenen kimse. Evlenen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse. Evlenme sözü veren. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse.

Nourishing : Geliştirici. Besin değeri yüksek. Besi.

 

Detentions : Tutuklama. Tevkif. Evci çıkarmama cezası. Tutukluluk. Alıkonma. Gecikme. Gözaltına alma. Engellenme. Engelleme.

Sustaining synonyms : self sufficing, alible, fearfuller, holdup, richer, adherent, grisliest, espouser, clutch, rich, independent, catchments, feeders, supporting, gruesome, supporter, frightening, fearful, controlment, appalling, essential, conservations, substantial, cataclysmic, feeder, boosters, vital, phile, sponsorial, nutrimental, grimmer, seconders, horrible.

Sustaining zıt anlamlı kelimeler, Sustaining kelime anlamı

Dependent : Muhtaç. Bkz.dependant. Asılı. Bağlı. Bağımlı.

Inessential : Önemsiz. Önemsiz şey. Gereksiz şey. Gereksiz. Lüzumsuz.