Swearing türkçesi Swearing nedir
- Küfürbazlık.
- Yemin etme.
- Lanet okuma.
- Küfürlü konuşma.
- Küfür.
- Sövgü.
- Kalay.
- Küfretmek.
- Sövüp sayma.
- Küfretme.
- Ant içme.
Swearing ile ilgili cümleler
English: Ali is swearing.
Turkish: Ali küfür ediyor.
English: Ali is swearing at Ken.
Turkish: Ali Ken'e küfrediyor.
English: He started swearing.
Turkish: Küfür etmeye başladı.
Swearing ingilizcede ne demek, Swearing nerede nasıl kullanılır?
Swearing in : Yemin töreni.
False swearing : Yalan yere yemin.
Foreswearing : Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yalancı şahitlik etmek. Tövbe etmek. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yemin altında inkar etmek. Yeminli beyanda bulunmak. Yanlış ifade vermek. Yalancı şahitlik yapmak.
Forswearing : Yeminli olarak inkar etmek. Bırakmak için yemin etmek. Tövbe etmek. Yeminle inkar etmek. Yemin etmek. Yeminle vazgeçmek. Yeminli olarak itiraz etmek.
Unswearing : Yemininden dönmek.
Swear at : Birine küfretmek. Verip veriştirmek.
Swear allegiance : Bağlılık yemini etmek.
Swear into : Yemin töreniyle başlatmak. Yeminle işe başlatmak.
Swear a blue streak : Kalayı basmak. Ana avrat düz gitmek. Ana avrat dümdüz gitmek.
Swear blind : Yemin etmek. İki gözüm önüme aksın ki demek. Ekmek kuran çarpsın ki. Yemin billah etmek.
İngilizce Swearing Türkçe anlamı, Swearing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Swearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cusswords : Lanet. Hakaret.
Blasphemed : Küfretmek (dine). Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Kutsal şeylere saygısızlık. Sövmek. Dine küfretmek. Saygısızlıkta bulunmak.
Profanity : Dine küfür etme. Kaba konuşma. Ağız bozukluğu. Ağzı bozukluk. Kutsal şeye saygısızlık. Sövme. Kutsal şeylere karşı saygısızlık. Kutsal şeylere saygısızlık.
Beshrewed : Beddua etmek. Beddua okumak. Lanet okumak. İnkisar etmek.
Tin : Teneke kutuya koymak. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teneke kutu. Kalay tabakasıyla kaplamak. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Teneke. Kutulamak. Kutu. Kalaylamak.
Beshrew : Lanet okumak. Beddua okumak. İnkisar etmek. Beddua etmek.
Swearword : Lanet.
Abusiveness : Kaba ve taciz edici dil kullanımı. Yolsuzluk. Taciz etme niteliği.
Billingsgate : Londra balık pazarı. Kaba dil. Argo dil. Ağız bozukluğu.
Swearing synonyms : curse word, bad words, stannum, flack, blackguards, cuss, stannic, invectives, vituperation, a bad word, blasphemes, cusses, abuse, dejeration, effing and blinding, oaths, tins, blaspheming, black guard, cuss word, blasting, expletives, juration, profanities, stannous, declamation, flacks, blackguard, abusing, scurrility, swearwords, dedication, expletive.

Bu kısımda Swearing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Swearing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Swearing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Swearing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.