Swivet türkçesi Swivet nedir

Swivet ingilizcede ne demek, Swivet nerede nasıl kullanılır?

Swivets : Heyecan.

Swive : Karşı cinsle ilişkiye girmek. Cinsel ilişkiye girmek.

Swivel : Açılır ve kapanabilir fırdöndü veya çengelli bir iğne. Mil üzerinde döndürmek. Klips. Çatı kancası (tüfek). Vise döner mengene. Mil üzerinde dönmek. Oltayla balık avcılığında, kullanım sırasında oluşan bükümü veya gamı almaya yarayan, farklı boyut ve modelde olabilen çelik, pirinç veya nikelden yapılı, iğne-köstek, köstek–beden, beden-ara beden, başlıkla el oltası arasına yerleştirilebilen yapılar. Röntgen filmi. Fırdöndü. Serbest bir eksenle bağlanmış çift halka.

Swivel arm : Mafsallı kol.

Swivel block : Fırdöndülü makara.

Swivel chair : Dönen iskemle. Döner sandalye. Döner koltuk.

Swivel joint : Bilyalı mafsal. Döner eklem. Döner taksimat. Döner mafsal.

Swivel hook : Döner kanca.

Swivelbridge : Döner köprü.

Swivelling movement : Parmak ucu dönüşü. Dansçının parmak ucunda dönmesi.

İngilizce Swivet Türkçe anlamı, Swivet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swivet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drama : Dram sanatı. Dramatik tiyatro. Sıradan seyirciye yönelik, seyircinin duygularıyla oynayan, kentsoylu ahlakı ile içli sahnelere yer veren evcil oyun. Oyun. Konuşmanın, hareketlerle desteklendiği tiyatro. epik tiyatronun çıkışından sonra, güzelduyusal nitelikleri gözönüne alınarak duygusal boşalım sağlayışından dolayı «aristotelesçi tiyatro» olarak da tanımlanmaya başlanmıştır. bk. benzetmeci tiyatro. Dram. Dramatik özellik. Acıklı oyun. Sahne için yazılmış oyun.

 

Dramas : Heyecanlı olaylar dizisi. Dramatik özellik. Dramatik durum. Piyes. Drama. Tiyatro eseri. Acıklı oyun. Oyun. Sahne için yazılmış oyun.

Animations : Şevk. Canlandırma. Animasyon. Canlılık. Çizgi film yapma.

Agitation : Gerginlik. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Karıştırma. Galeyan. Çalkama. Kışkırtma. Sallanma. Sallama. Tahrik. Endişe.

Commotion : Patırtı. Şamata. Karmaşa. Karışıklık. Velvele. Telaş. Ayaklanma. Kargaşa. Keşmekeş.

Ardours : Hararet. Heves. Gayret. Ateşlilik. Ateş. Şevk.

Ardor : Ateş. Hararet. Ateşlilik. Gayret. Heves. Şevk.

Ardour : Ateş. Hararet. Çaba. Ateşlilik. İstek. Şevk. Gayret. Azim. Heves.

Arousal : Uyarma. Uyandırma. Canlandırma. Uyarılma.

Emotion : Duygulanma. His. Emosyon. Güçlü duygu. Duygulanım. Şiddetli duygu. Coşku. Olayların, nesnelerin, düşüncelerin ya da devinimlerin bireyde oluşturduğu, onun gerek çevresine, gerekse kendi kendisine karşı tutumunu dışlaştıran güçlü ve karmaşık duygu durumu. Teessür.

Swivet synonyms : buck fever, arousals, ardors, agitations, panic, terror, affright, animation, commotions.