Syrinx türkçesi Syrinx nedir

  • (kuşlarda) göğüs gırtlağı.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Fistül.
  • Panflüt.
  • Östaki borusu.
  • Sirenks.
  • Kuşlarda ses organı olarak görev yapan ve soluk borusunun ana bronşlara ayrım yerinde bulunan ikinci gırtlak, larenks kaudalis.
  • Sirinks.
  • Ana soluk borusunun alt ucunda bulunan, kuşlara özgü ses çıkarma organı. sirinks.
  • Göğüs gırtlağı (kuş).
  • Göğüs gırtlağı.

Syrinx ingilizcede ne demek, Syrinx nerede nasıl kullanılır?

Syrinxes : Östaki borusu. Göğüs gırtlağı. Göğüs gırtlağı (kuş). (kuşlarda) göğüs gırtlağı. Sirenks. Panflüt. Fistül.

Dacryosyrinx : Dakriyosirenks. Lakrimal bir kanal. Gözyaşı kanallarını sulamak için kullanılan şırınga. (tıp veya medikal terimi) gözyaşı kanalının sıra dışı açılması.

Syring : Siring. Boru, çatlak, fistül.

Syringa : Beyaz yasemin. Ful. Leylak.

Syringe : Püskürteç. Pülverizatör. Enjektör. Şırınga etmek. Şırınga. Bir yere sıvı doldurmaya yarayan pompa. Üstüne su püskürtmek (bitkinin). Şırıngalamak. Şırıngayla temizlemek. İğne.

Syringe needle : Şırınga iğnesi.

Syringotomy : Sirengotomi.

Syringomyelitis : Omuriliğin içi sıvı dolu boşluklar içeren yangısı. Siringomiyelitis. Siringomiyelit.

Syringomyelia : Sirengomiyeli. Omurilikte içi sıvı dolu boşlukların bulunması. arka bacaklarda felç veya kanguru yürüyüşüyle belirgin olup özellikle alman weimaraner ırkı av köpeklerde kalıtsal olarak görülür. Siringomiyeli. Omurilikte sutoplanması.

 

Syringes : Enjekte etmek. Şırıngalamak. Pülverizatör. Şırınga. Bir yere sıvı doldurmaya yarayan pompa. Enjektör. Üstüne su püskürtmek (bitkinin). İğne. Püskürteç. Şırınga etmek.

İngilizce Syrinx Türkçe anlamı, Syrinx eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syrinx ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fistula : Fistül (medikal tıp terimi). İki epitelyal yüzey arasında oluşan anormal kanal. Deri yüzeyi ile vücut boşlukları arasında oluşan anormal kanal. Doğuştan veya sonradan oluşan,bir organdandiğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, normal dışı tüp benzeri geçiş veya kanal. Çıban. Akarca. Akınak.

Auditory tube : Östaki kanalı. Kulak borusu. Duyma sorunu olan bir kimsenin duyma yetisini arttıran alet. Orta kulağı yutağa bağlayan kanal.

Fistule : Akarca.

Eustachium : Östakiyum.

Bird : Manita. Tip. Kız. Kuş. Güdümlü mermi. Uzay gemisi. Kişi. Kus. Uydu.

Panpipe : Kamış kavalı. Kamış mızıkası. Pan kavalı. Kamıştan yapılmış çalgı.

Eustachian tube : Östaki kanalı. Östaki tüpü. Eustach borusu. Orta kulağı yutağa bağlayan kanal.

Structure : Oyun dokusu, işlenişi, çatısı. konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo. Şekillendirmek. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Biçimlendirmek. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Bünye. İnşaat. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim.

 

Complex body part : Kompleks vücut parçası.

Syrinx synonyms : pandean pipe, pipe, anatomical structure, bodily structure, sore, syrinxes, body structure.

Syrinx ingilizce tanımı, definition of Syrinx

Syrinx kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also pandean pipes. A wind instrument made of reeds tied together.