Syringe türkçesi Syringe nedir

Syringe ile ilgili cümleler

English: There was blood in the syringe.
Turkish: Şırıngada kan vardı.

English: I was calm until I saw the syringe.
Turkish: Enjektörü görünceye kadar sakindim.

English: They will begin distributing free syringes and needles to drug users.
Turkish: Onlar uyuşturucu kullanıcılarına ücretsiz şırıngalar ve iğneler dağıtmaya başlayacak.

Syringe ingilizcede ne demek, Syringe nerede nasıl kullanılır?

Syringe needle : Şırınga iğnesi.

Artificial insemination syringe : Yapay tohumlama kateteri. Hayvanlarda embriyo veya spermayı dişi genital kanala vermek için kullanılan madeni veya plastikten yapılmış boru şeklinde araç. serviksten geçirilerek uterusa payet içerisindeki spermayı boşaltmaya yarayan 44 cm uzunluğunda, 3.6 cm çapında, içerisinde çelik telden pistonu bulunan, uç kısmındaki 10.8 cm’lik piston kanalı payeti içerisine alacak şekilde genişletilmiş ve piston payetin içerisinden geçecek şekilde dizayn edilmiş kateter, yapay tohumlama kateteri. Suni tohumlama kateteri.

Disposable syringe : Dispozabl enjektör.

 

Hypodermic syringe : Deri altı şırıngası. Enjektör. Derialtı altı iğne. Enjektör şırıngası. Derialtı şırıngası. Hipodermik şırınga. Hipodermik enjektör. İğne. Şırınga.

Injection syringe : Enjektör. Şırınga.

Syring : Siring. Boru, çatlak, fistül.

Syringa : Beyaz yasemin. Ful. Leylak.

Syringing : Üstüne su püskürtmek (bitkinin). Enjekte etmek. Şırıngalamak. Pülverizatör. Şırınga. Püskürteç. Bir yere sıvı doldurmaya yarayan pompa. Şırınga ile yıkamak (kulak). Şırınga etmek. Enjektör.

Syringomyelia : Omurilikte sutoplanması. Omurilikte içi sıvı dolu boşlukların bulunması. arka bacaklarda felç veya kanguru yürüyüşüyle belirgin olup özellikle alman weimaraner ırkı av köpeklerde kalıtsal olarak görülür. Siringomiyeli. Sirengomiyeli.

Rectal syringe : Rektum şırıngası.

İngilizce Syringe Türkçe anlamı, Syringe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syringe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jujube : Çiğde. Hünnap ağacı. Hünnap. Pastil.

Brooches : Göğse takılan süs iğnesi. Süs iğnesi. Broş. İğne (süs). Takı iğnesi.

Hypes : Abartılı reklam. Aldatıcı. Yutturmaca. Uyuşturucu bağımlısı. Aldatıcı reklam. Uyuşturucu madde. Yanıltıcı reklam yapmak. Heyecanlandırmak.

Douches : Duş yapmak. Mikrop öldürmek amacıyla yıkama. Mal. Duş (dezenfekte amaçlı). Duşlamak. Duş. Antiseptik su. Antiseptik suyla yıkamak. Dangalak.

Insufflator : İnsuflatör. Gaz püskürteci. Üflemeyici. Hava şırıngası.

Fishhooks : Olta iğnesi. Balık oltası. Çaparı. Olta çengeli. Olta. Balık iğnesi. Palanga çengeli.

 

Medical instrument : Tıbbi alet.

Hypodermic needle : Enjeksiyon iğnesi. Derialtı iğnesi. Hipodermik iğne. Aşı iğnesi. Enjektör iğnesi. Deri altı iğne.

Hype : Aldatıcı reklam. Uyuşturucu bağımlısı. Aldatmaca. Dolandırmak. Aldatmak. Heyecanlandırmak. Uyuşturucu tutkunu. Yutturmaca.

Syringe synonyms : douche bag, injection syringe, injectors, syringed, nozzle, nebuliser, jet pump, injector, hypodermic syringe, sputterers, squirt, douche, douching, injection nozzle, enema, bulb, hypo, spray gun, enemas, hyping, hypodermics, atomizers, syringing, spray, atomiser, fishhook, sprinkler, injects, jab, nebulizer, injection, injections, pulveriser.

Syringe ingilizce tanımı, definition of Syringe

Syringe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to syringe warm water into a vein. Used for injecting animal bodies, cleansing wounds, etc. A kind of small hand-pump for throwing a stream of liquid, or for purposes of aspiration. It consists of a small cylindrical barrel and piston, or a bulb of soft elastic material, with or without valves, and with a nozzle which is sometimes at the end of a flexible tube. To inject by means of a syringe.