System engineer türkçesi System engineer nedir

  • Se.
  • Kompleks yapılar tasarlayan ve geliştiren mühendis (örneğin: bilgisayar sistemleri, vb.).
  • Sistem mühendisi.

System engineer ingilizcede ne demek, System engineer nerede nasıl kullanılır?

System : Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Evren. Jüye. Şebeke. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Nizam. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Sistem.

Engineer : Yapmak. Makinist. Makinistlik. Makine mühendisi. Mühendisliğini yapmak. Fen adamı. Düzenlemek. Planlayıp düzenlemek. Tekniker. Mühendis.

System engineering : Dizge mühendisliği. Dizge. Sistem mühendisliği. Jüye mühendisliği.

System 35 : System 35. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mitchell mark ıı tipi 35 mm'lik bir sinema alıcısına bir vidikon ışıtaç eklenerek aynı görünçlüğün hem film hem de mıknatıslı görüntü kuşağına saptanmasına dayanan bir sinema televizyon ortak işlemi.

 

System access control : Sisteme erişim denetimi. Sistem erişim kontrolü. Sistem erişim denetimi.

System account : Sistem hesabı.

İngilizce System engineer Türkçe anlamı, System engineer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak System engineer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Systems engineer : Sistem uzmanı. Jüye mühendisi.

Digestible energy : Hazmolabilir enerji. Yemle alınan besin maddelerinin sindirilen kısımlarından elde edilen enerji. Sindirilebilir enerji. Genellikle geviş getiren hayvanlarda kullanılan, yemin ham enerjisinden dışkı enerjisinin çıkarılmasıyla elde edilen enerji birimi, hazmolabilir enerji, se.

If : Şart. Takdirde. Acaba. Şüphe. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. -sa bile. İse. Rağmen. -e rağmen. Sanki.

Three : Üç rakamı (3, ııı). İskambilde üçlü. Üçlü. Üç. 3.