Sanki nedir, Sanki ne demek

Sanki; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Farz edelim ki, güya.
  • Sözüm ona, sözde.
  • Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz

"Sanki" ile ilgili cümleler

  • "Ne olur sanki, sen de gelsen?"
  • "O cana yakın, o çocuk yüzüyle dört yanına bakınca, sanki bütün varlık masumlukla aydınlanırdı." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Sanki toprak altına diri diri gömülen benim." - A. Ağaoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Sanki|| sankem || sankim

Sanki anlamı, kısaca tanımı:

Farz : Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.

Soru : Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual. Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual.

Cümle : Herkes. Dizge, sistem. Bütün, hep. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce.

Belirtilen : Tamlanan.

Çekmek : Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Yol, ay sürmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Tartıda ağırlığı olmak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Kaçan ilmeği örmek. İçki içmek. Herhangi bir anlama almak. Atmak, vurmak. Asmak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. İçine almak, emmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Çizgi durumunda uzatmak. Germek. Hoşa gitmek, sarmak. Boya, badana vb. sürmek. Öğütmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Daralıp kısalmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Yürütmek, sürmek. Örtmek, giymek. Herhangi bir engel kurmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Yollamak. Taşıma gücü olmak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Döşemek.

 

Uyarı : Organizmada uyarım yaratan güç. Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih.

Bulunmak : Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak. Bulma işine konu olmak.

Ki : Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz.

 

Güya : Sözde, sanki.

Ona : O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.

Sözde : Sözüm ona, sanki, güya. Gerçekte öyle olmayıp öyle geçinen veya bilinen.

Sankim : Sanki

Sankinim : Sanki

Sanki ile ilgili Cümleler

  • Ali sanki bir şey bekliyor gibi görünüyor.
  • Sanki bir öğretmenmiş gibi konuşuyor.
  • Ben onu sanki dünmüş gibi hatırlıyorum ama aslında on beş yıl önceydi.
  • Onun arkadaşı sanki bir hayaletmiş gibi Thomas ayağa fırladı.
  • Ali sanki birini bekliyor gibi görünüyor.
  • Sanki ben bilmiyordum!
  • Sanki bir milyonermiş gibi yaşıyor.
  • Umrunda mı sanki?
  • Sanki bir hayalet görmüş gibi görünüyordu.
  • Olaya tanık olsam da, sanki hiçbir şey görmemiş gibi davrandım.
  • Sanki bir Amerikalıymış gibi konuşur.
  • Sanki annemmiş gibi konuştu.
  • Sanki bayılacakmış gibi görünüyordu.
  • Ben sanki anlıyorum.

Diğer dillerde Sanki anlamı nedir?

İngilizce'de Sanki ne demek? : pref. quasi

conj. as if, like, so to say, so to speak, as though

Fransızca'da Sanki : comme si, autant dire que, censément, pour ainsi dire

Almanca'da Sanki : adv. gleichsam

conj. ob: als ob

Rusça'da Sanki : adv. словно

conj. будто

PART. будто