Engineer türkçesi Engineer nedir

Engineer ile ilgili cümleler

English: The chief engineer did research hand in hand with his assistant.
Turkish: Başmühendis asistanı ile el ele araştırma yaptı.

English: Otto Lilienthal was a German engineer and entrepreneur.
Turkish: Otto Lilienthal bir Alman mühendis ve girişimciydi.

English: The engineer told us how to use the machine.
Turkish: Mühendis makineyi nasıl kullanacağımızı söyledi.

English: The engineer does not live. It works.
Turkish: Mühendis yaşamaz, çalışır.

English: The engineer climbed the telephone pole.
Turkish: Mühendis telefon direğine tırmandı.

Engineer ingilizcede ne demek, Engineer nerede nasıl kullanılır?

Engineer corps : İstihkam sınıfı.

Aeronautical engineer : Hava mühendisi. Havacılık mühendisi. Aerodinamik alanında uzman olan mühendis.

Aerospace engineer : Uzay mühendisi.

Agricultural engineer : Ziraat mühendisi. Tarım mühendisi.

Aircraft engineer : Uçak mühendisi.

Certificated engineer : Yüksek mühendis.

Biomedical engineer : Biyomedikal ve biyofiziksel bilimlerle ilgilenen mühendis. Biyomedikal mühendis.

Certified engineer : Yüksek mühendis.

 

Audio control engineer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirme, yeniden seslendirme çalışmalarını yöneten kimse; ses takımının başkanı. tv. bir televizyon yayınının ses yayınından sorumlu kimse. Ses başyönetmeni.

Chemical engineer : Kimya mühendisi.

İngilizce Engineer Türkçe anlamı, Engineer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Engineer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collocate : Yerleştirmek. Birlikte bulunmak. Dizimlemek. Yanyana koymak. Sıraya koymak. Yan yana yerleştirmek. Sıralamak. Yan yana koymak.

Engineering : Teknik. İstihkam hizmeti. Mühendislik. Fen.

Knife grinder : Bıçak bileyici. Bileği taşı. Bıçak taşlayıcı. Bileyici.

Mechanist : Mekanikçi. Karşıanlıkçı. Makinacı.

Collocates : Yan yana koymak. Dizimlemek. Birlikte bulunmak. Sıraya koymak. Yan yana yerleştirmek. Sıralamak. Yanyana koymak.

Appoints : Koymak. Nasbetmek. Görevlendirmek. Atamak. Döşemek. Saptamak. Donatmak. Saptamak (tarih veya gün vb). Memur etmek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb).

Civil engineer : İnşaat mühendisi.

Arrange : Sıralamak. Yapıt yaratmak. Düzenlemek (toplantı). Ayarlamak. Uyuşmak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Saptamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Sıraya koymak.

Operatives : Operatör. Özel dedektif.

Collocated : Sıralamak. Yan yana yerleştirilen. Yan yana koymak. Yan yana yerleştirilmiş. Eş konumlu.

Engineer synonyms : array, rocket engineer, rocket scientist, projectionist, soul, marine engineer, acquit oneself, coder, mechanic, metallurgical engineer, engineered, accomplishing, person, mechanical engineer, architect, aerospace engineer, driver, plan, collate, technicians, mechanists, naval engineer, composes, military engineer, scientist, carve out, engine driver, individual, somebody, drivers, concocted, arranges, metallurgist.

 

Engineer ingilizce tanımı, definition of Engineer

Engineer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to engineer a road. To lay out or construct, as an engineer. A person skilled in the principles and practice of any branch of engineering. See under Engineering. To perform the work of an engineer on.