Engineering türkçesi Engineering nedir
Engineering ile ilgili cümleler
English: Does genetic engineering improve nature?
Turkish: Genetik mühendisliği doğayı geliştirir mi?
English: I plan to take up engineering at college.
Turkish: Üniversitede mühendislik ihtisası yapmayı düşünüyorum
English: Ali majored in Engineering in college.
Turkish: Ali üniversitede mühendislik alanında ihtisas yaptı.
English: Boys are more interested in engineering and computing than girls.
Turkish: Mühendislik ve bilgisayar alanında erkekler kızlara göre daha ilgili.
English: Bioremediation and environmental engineering of Terra saved that planet from pollution and desertification.
Turkish: Biyoremediasyon ve Tera çevre mühendisliği o gezegeni kirlilik ve çölleşmeden kurtardı.
Engineering ingilizcede ne demek, Engineering nerede nasıl kullanılır?
Engineering change : Teknik değişiklik.
Engineering chromium plating : Mühendislik krom kaplaması.
Engineering company : Mühendislik firması.
Engineering corps : İstihkam faaliyetlerinde uzmanlaşmış askeri bölüm.
Engineering department : Proje dairesi. Teknik bölüm. Mühendislik bölümü.
Engineering officer : İstihkam subayı. İstihkam işinin başındaki subay. Mühendislikle uğraşan görevli.
Engineering works : Mühendislik işleri.
Engineering faculty : Mühendislik fakültesi.
Engineering net : Mühendislik personeline hizmet eden komünikasyon sistemi. Mühendislik ağı.
Engineering geology : Yerbilimin yapı işlerinde uygulanması. Mühendislik yerbilimi. Mühendislik jeolojisi.
İngilizce Engineering Türkçe anlamı, Engineering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Engineering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Discipline : Yola getirmek. Terbiye etmek. Disiplin. Bilimdalı. Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu. kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü. Yetiştirmek. Disiplin sağlamak. Disipline etmek. Cezalandırmak.
High tech : Yüksek teknoloji. Yüksek teknoloji ürünü. İleri teknoloji. Yüksek araştırma-geliştirme harcamaları gerektiren en ileri teknoloji. Yüksek teknoloji gerektiren.
Sciences : İlim. Beceri. Fen bilimleri. Bilim.
Architectural engineering : Mimari mühendislik.
Technics : Bkz.technology. Teknoloji. Uygulama. Yöntem.
Techniques : Teknikler. Yöntem. Usul.
Science : Bilgi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Alanını oluşturan olaylar üzerinde betimleme açımlama ve öndeyilerde bulunma olanağı veren, uygulamalı yordamlar geliştirmeye yardımcı olarak konusunu denetim altına almaya elveren bilgiler üretme çabası ya da bu tür bilgiler kümesi. İlim. Bilim. Konuları genellikle fizik, kimya, biyoloji bilimlerinden yararlanılarak saptanan, öğrencilere canlı ve cansız varlıkların özellikleri ve insan yaşayışıyle olan ilişkileri üzerinde temel bilgi ve anlayışları kazandırma amacını güden, çoğunlukla orta dereceli okulların birinci döneminde okutulan ders. Hüner. Fen bilgisi. Bilim dalı.
Computer science : Bilgisayar ilmi. Bilgisayar bilimi. Bilgisayarların performansını ve işlevini inceleyen dal.
Field of study : Disiplin. Bilim dalı. Branş. Akademik disiplin. Çalışma alanı.
Information technology : Bilginin toplanması, işlenmesi, saklanması ve gerektiğinde herhangi bir yere iletilmesi ya da herhangi bir yerden bu bilgiye erişilmesini elektronik, optik, bilgisayar yongası gibi tekniklerle kendiliğinden sağlayan, bilgisayar, genel ağ, cep telefonları, banka kartları, akıllı kartlar, telefonla sesli yanıt sistemleri, sayısal yayınlar gibi teknolojiler bütünü. Bilgi işlemede çeşitli teknoloji dallarının uygulanması. Enformasyon teknolojisi. Bilgi teknolojisi. Bilişim teknolojisi.
Engineering synonyms : automotive technology, automotive engineering, rail technology, communications technology, practical application, nuclear engineering, engineering science, industrial management, naval engineering, computer technology, subject field, mechanical engineering, profession, biotechnology, geeks, computing, bailiwick, technical, geek, subject, ee, railroading, mechanics, high technology, bionics, applied science, tay, technic, method, tech, mechanism, industrial engineering, mechanisms.
Engineering ingilizce tanımı, definition of Engineering
Engineering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In its modern and extended sense, the art and science by which the mechanical properties of matter are made useful to man in structures and machines. Originally, the art of managing engines. The occupation and work of an engineer.

Bu kısımda Engineering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Engineering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Engineering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Engineering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.