Systoles türkçesi Systoles nedir

Systoles ingilizcede ne demek, Systoles nerede nasıl kullanılır?

Systole : Kalbin kulakçık veya karıncık kaslarının kasılması, kalbin kasılması. Kalp damarlarının kasılması. Uzun heceyi kısaltma. Büyük tansiyon. Sistol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalbin kasılması. Yüreğin, kanın dolaşımına yol açan sol karıncığının kasılması. herhangi bir kontraktil vakuolün kasılması. Kalp kasılması. Kasım.

Asystole : Kalpteki kasılma yetersizliği veya yokluğu. Asistol. Asistoli.

Extrasystole : Sıra dışı kasılma. Zamanından önce olan kalp atışı (tıp veya medikal terimi). Düzensiz kalp atışı. Atriyoventriküler düğüm, kulakçık veya karıncık gibi kalbin herhangi bir noktasından çıkan uyarılarla, sistolden sonra ikinci bir sisitolün oluşması, ekstrasistol. Ekstrasistol. Erken vuru.

Perisystole : Perisistol.

Systolic : Sistolik. Büyük tansiyon. Kasımlı. Büzülmeye ait, sistole ait olan.

System access control : Sistem erişim denetimi. Sisteme erişim denetimi. Sistem erişim kontrolü.

Systolic pressure : Sistolik kan basıncı. Sistolik basınç.

Presystolic : Presistolik.

Systolic murmur : Kalbin dinlenmesinde sistol sırasında duyulan endokardiyal üfürümler. Sistolik üfürüm.

 

Systaltic : Sistaltik.

İngilizce Systoles Türkçe anlamı, Systoles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Systoles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heartbeat : Öz. Kalp atışı. Kalp vuruşu. Yürek vuruşu. Ruh. Esas.

Beat : Açmak (yol). Vurma sesi. Pataklamak. Dövmek. Yuvasından çıkarmak (av). Dayak atmak. Geçmek. Alt etmek (argo terim). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Volta vurmak.

Entrapment : Hile. Tutulma. Albeni. Çekicilik. Sıkışma. Zorluğa veya tehlikeye çekme veya sürükleme. Şaşırtma. Kapana kısılma. Caziplik.

Pulse : Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü. Legümen. Titreşmek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vuru. Atmak. Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve. Gürül gürül akmak (su). Nabız gibi atmak. Çarpmak.

Entrapments : Zorluğa veya tehlikeye çekme veya sürükleme. Albeni. Tuzağa düşürme. Çekicilik. Sıkışma. Şaşırtma. Kapana kısılma. Tuzak. Tutuklama.

Pulsation : Kalp atışı. Sağım makinelerinin meme başlığındaki iç lastiğinin iki ayrı vakum sistemiyle bir kez açılması ve kapanması. Sarsma. Eşit aralıklarla yinelenen atım. dalgalı akımın bir yöndeki akışı sırasında etksicik dalgasının kabarması. Titreme. Titreştirme. Atınım. Kalp vuruşu. Çırpıntılı. Zonklama.

 

November : Teşrin-i sani.

Systole : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalbin kulakçık veya karıncık kaslarının kasılması, kalbin kasılması. Yüreğin, kanın dolaşımına yol açan sol karıncığının kasılması. herhangi bir kontraktil vakuolün kasılması.

Systolic : Büzülmeye ait, sistole ait olan. Sistolik. Kasımlı.

Extrasystole : Erken vuru. Zamanından önce olan kalp atışı (tıp veya medikal terimi). Düzensiz kalp atışı. Atriyoventriküler düğüm, kulakçık veya karıncık gibi kalbin herhangi bir noktasından çıkan uyarılarla, sistolden sonra ikinci bir sisitolün oluşması, ekstrasistol. Ekstrasistol. Sıra dışı kasılma.

Systoles synonyms : nov.