Tabulations türkçesi Tabulations nedir

  • Tablolama.
  • Çizelgeye geçirme.
  • Cetvel haline koyma.
  • Cetvel şekline koyma.
  • Listeleme.
  • Tabloya dökme.
  • Cetvel haline getirme.
  • Çizelgeleme.
  • Rakam tablosu.

Tabulations ingilizcede ne demek, Tabulations nerede nasıl kullanılır?

Tabulation command : Tab koyma komutu.

Data tabulation : Veri tablolama.

Horizontal tabulation : Yatay sekme.

Multiple tabulation : Çoklu çizelge. İki ya da daha çok değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımını veren çokboyutlu çizelge.

Survey data tabulation : Araştırma verileri tablolama.

Tabulation : Tabloya dökme. Cetvel şekline koyma. Listeleme. Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme. Cetvel haline getirme. Çizelgeleme. Tablolama. Rakam tablosu. Çizelgeye geçirme. Cetvel haline koyma.

Tabulates : Kataloglamak. Çizelgeye geçirmek. Çizelgelemek. Cetvel haline getirmek. Cetvel haline koymak. Sıraya koymak. Tasnif etmek. Cetvele geçirmek.

Tabulating : Cetvel haline koymak. Cetvelleme. Çizelgeye geçirme. Çizelgeye geçirmek.

Tabulated : Çizelgeye geçirmek. Cetvel haline koymak. Tablolanmış.

Vertical tabulation : Dikey sıralama. Dikey sekme.

İngilizce Tabulations Türkçe anlamı, Tabulations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tabulations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tabulating : Çizelgeye geçirmek. Cetvel haline koymak. Cetvelleme.

Itemization : Ayrıntılarıyla listeleme. Maddeleme. Madde madde listeleme. Numaralandırma. -in parçalarını tanımlama.

Spread sheet : Sütunlu tablo. Hesap ve sınıfının analizini gösteren kağıt. Teklif zaptı.

Information : Bili. Enformasyon. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bildirme. Bilgi edinme. Haber. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey. İddia. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. Şikayet.

Investigating : Soruşturma. Araştırılan. Denetlenen. Kontrol edilen. İnceleme. Soruşturulan. İncelenen. Araştırma.

Scheduling : Zaman çizelgesi yapma işlemi. Zamanlama. Programlama. Zaman çizelgelemesi. Programlayarak. Planlama. Zaman planlama. Düzenleme.

Itemizations : Numaralandırma. Madde madde listeleme. Maddeleme. Ayrıntılarıyla listeleme. -in parçalarını tanımlama.

Investigation : Koğuşturu. Bir konuyu belge ve bulguları gözden geçirerek araştırma. İnceleme. Gözlem. Tahkik. Soruşturma. Sorgulama. Toplumsal durumları betimleyen verileri elde etmek üzere başvurulan her türlü araştırma biçimi. Bir konu, durum ya da olayı tanıklara ve belgelere başvurarak ayrıntılarıyla koğuşturma. Teftiş.

Tabular matter : İş cetveli.

Info : Haber. Bilgi. Bilgi için.

Tabulations synonyms : listings, listing, tabulation.