Çizelgeleme nedir, Çizelgeleme ne demek

Çizelgeleme; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme.

Çizelgeleme tanımı, anlamı

Çize : İnce yağmur. Bir kavram, durum ya da süreci tasarlamak ya da göstersel olarak açıklamak üzere biçimsel anlatımlara başvuran çizim

Çizel : Biçimlere ya da biçimsel özellik ve bağıntılara ilişkin.

Çizelge : Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

Çizelgelemek : Çizelgeleyici kullanarak delikli kart üzerindeki verileri listelemek. Herhangi bir ortam üzerindeki veri tutanaklarını, istenirse değişen öbekler için toplamı da yazdırarak, çizelge biçiminde listelemek.

Sıklık dağılımı : Bir sıraya göre düzenlenen gözlem değerlerinin dağılımı. Bir dizi içinde yer alan gözlem ya da puanların değer basamaklarına göre dağılımı ve yineleniş sayısı. Puanların, her puana eşdüşen ya da her bir sınıf genişliğine rastlayan gözlem ya da deneklerin sayısını gösterecek biçimde yukarıdan aşağı ya da aşağıdan yukarı sıralanışı. Bir değerler kümesi üzerinde bir değişkenin alabileceği değerlerin göreceli sıklığını ya da sıklık olasılığını ölçen işlev. Anlamdaş. sıklık çizelgesi. İncelenen bir değişkenin verileri belli ölçütlere göre sınıflandırıldıktan sonra, her sınıfa düşen sıklıkların belirlenerek dağılımın düzenlenmesi. Gözlem sonuçlarını ya da verileri, incelenen değişkene ilişkin değerlere, seçeneklere ya da küme aralıklarına göre gösterdiği sıklıklarla bir dizi içinde düzenleyen ve genel doğrultusuyla özetleyen döküm.

 

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Bir dizi : Art arda gelen.

Topluca : Vücutça biraz dolgun. (toplu'ca) Toplu olarak, beraber.

Sayılar : Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler. Sayılar soyut sayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar ve benzerleri Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük bölük gösterme gibi anlam inceliklerine sahiptirler: beşinci sınıf, ikişer kalem, iki-üç saat vb. Sayı ile gösterilen değerler. Üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı. Oyuncular arasındaki sayı durumu.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

 

Anlamlı : Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Sıklık : Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

Kümele : İçine ot konulan kulübe, barınak. Bostan ve bağ bekçisinin kulübesi. Çadır.

Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. “Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim”.

Sıklı : Kilitli.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Diğer dillerde Çizelgeleme anlamı nedir?

İngilizce'de Çizelgeleme ne demek ? : tabulation