Take a nap türkçesi Take a nap nedir

Take a nap ile ilgili cümleler

English: Tom wanted to take a nap before dinner.
Turkish: Tom, akşam yemeğinden önce bir şekerleme yapmak istedi.

English: I may give up soon and just take a nap.
Turkish: Yakında bırakabilirim ve biraz uyuyabilirim.

English: At what time do you generally take a nap?
Turkish: Genellikle hangi saatlerde şekerleme yaparsın?

English: Maybe I'll just give up soon and take a nap instead.
Turkish: Belki sadece yakında vazgeçeceğim ve onun yerine şekerleme yapacağım.

English: Ali wanted to take a nap.
Turkish: Ali bir şekerleme yapmak istiyordu.

Take a nap ingilizcede ne demek, Take a nap nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutulan balık miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Avalanan hayvan miktarı. Götürmek. Yazmak. Etkili olmak. Ele almak. Tutma. Reaksiyon. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

 

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. En yüksek not. Herhangi bir. La (müzik terimi). Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Nap : Kestirmek. Kestirme. Kısa uyku. Kumaşı tüylendirmek (tekstil). İçi geçmek. Şardonlamak. Tüylendirmek. Faydalanmak. Şekerleme yapmak. Şekerleme.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Önemini yitirmek. Geri planda yer almak. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Ön plana çıkmamak. Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Bir kenara çekilmek. Kenara çekilmek.

Take a beating : Fark yemek. Dayak yemek. Bozguna uğramak. Çok para kaybetmek. Yenilmek.

Take a bow : Teşekkürleri kabul etmek. Alkışları kabul etmek. Tiyatro'da eğilerek selam vermek.

Take a bite : Bir ısırık al.

Take a bearing : Kerteriz etmek. Kerteriz almak.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

İngilizce Take a nap Türkçe anlamı, Take a nap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a nap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conjectured : Sanı. Tahmin etmek. Sanmak. Hipotez. Zannetmek. Varsaymak. Varsayı. Kestirim. Tahmine dayalı fikir.

Lie down : Yatmak. Sere serpe yatmak. Kestirmek (uyku). Uzanmak. Boylu boyunca yatmak. Serilip yatmak. Boylu boyunca uzanmak.

 

Catnaps : Kestirme. Tavşan uykusu. Kısa hafif uyku. (uyku) kestirmek. Şekerleme.

Dozes : Şekerleme. Uyuklama. Pineklemek. Pineklemek (argo terim). Kestirme. Hafif uyku. Uyuşukluk. Kestirmek (argo terim). Uyuklamak.

Kip : Uyumak. Şekerleme. Uyuklama. Uzanmak. 1000 libre ya da paundluk bir ağırlık birimi. Uyku. Yatak. Surat.

Conjecture : Sanı. Varsayı. Tahmin. Tahmine dayalı fikir. Tahmin etmek. Sanmak. Varsayım. Zannetmek. Varsaymak.

Candying : Şerbet. Çikolata. Şeker. Kristalleşmek. Şekerleme. Şerbet içinde kaynatmak. Kristallenmek. Şekerlemek. Şekerleme haline getirmek.

Drowses : Uyuklama. Uyku getirmek. Uyuklamak. Ayakta uyumak. Pineklemek. Uyutmak.

Figure on : Planlamak. Göz önünde tutmak. Hesap etmek. Ummak. Hesaba katmak. Güvenmek.

Take a nap synonyms : have a snooze, estimating, snooze, forecast, conjectures, have a nap, conjecturing, catch forty winks, doze, drowse, naps, have forty winks, nap, dozed, estimate, candy, catnap, cause to cut, estimates, drowsed.