Take a bow türkçesi Take a bow nedir

  • Teşekkürleri kabul etmek.
  • Alkışları kabul etmek.
  • Tiyatro'da eğilerek selam vermek.

Take a bow ile ilgili cümleler

English: Stand up and take a bow.
Turkish: Ayağa kalk ve başla selamla.

Take a bow ingilizcede ne demek, Take a bow nerede nasıl kullanılır?

Take : Çevirim eylemi. Pay. Çekim. Tutma. Ele almak. Yazmak. Etkili olmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Argonun simgesi. Bir. Pek iyi. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi.

Bow : Pruva. Baş eğmek. Boyun eğmek. Eğmek. Eğilmek. Boyun eğme. Çekilmek. Yay. Reverans yapmak. Başıyla selamlamak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Ön plana çıkmamak. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Geri plana çekilmek. Kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Önemini yitirmek. Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak.

Take a bashing : Dayak yemek. Sopa yemek.

Take a bearing : Kerteriz almak. Kerteriz etmek.

Take a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Take a break : Aktivitelerde kısa bir araya giden. Teneffüse çıkmak. Ara vermek. Mola alan. Aralık vermek. Mola vermek. Paydos etmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.