Take pride in türkçesi Take pride in nedir

  • İle iftihar etmek.
  • Kıvanmak.
  • İftihar etmek.
  • Gururunu yaşamak.
  • Gurur duymak.
  • Gururlanmak.
  • İle övünmek.

Take pride in ile ilgili cümleler

English: I take pride in what I do.
Turkish: Yaptığımla övünürüm.

English: Many parents take pride in their children.
Turkish: Birçok anne-baba çocuklarıyla gurur duyuyor.

English: I live in Belarus and I take pride in this fact.
Turkish: Beyaz Rusya'da yaşıyorum ve bu durumdan gurur duyuyorum.

English: What do you take pride in?
Turkish: Neyle gurur duyuyorsun?

Take pride in ingilizcede ne demek, Take pride in nerede nasıl kullanılır?

Take : Çevirim eylemi. Etkili olmak. (fotoğraf) çekmek. Götürmek. Yakalamak. Kabul edilmek. Tutulan balık miktarı. Avalanan hayvan miktarı. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tutma.

 

Pride : Şeref. Tafra. Kibir. Özsaygı. Gurur duymak. Aslan sürüsü. İhtişam. Haysiyet. Kibirlilik. Gurur.

In : İç. İçeri. İçinde. Gelmiş olan. İçeriye. Tutulan. İktidardaki. Olarak. Da. Mevsimi gelmiş.

Take pride of place : Gözönünde olmak. Başa geçmek. En yüksek mevkiye gelmek. Vitrinde olmak.

Take a pride in : Gurur duymak. İftihar etmek.

İngilizce Take pride in Türkçe anlamı, Take pride in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take pride in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prided : Ağalık. Haysiyet. Tüylerini kabartmak (kuş). Gurur. Özsaygı. Onur. Debdebe. Övünmek. Kendini beğenmişlik.

Prides : Kibir. Onur. İhtişam. İzzetinefis. Debdebe. Ağalık. En parlak zaman. Azamet. Şeref.

Gloried : Övünmek. Şan. Celal. Ün. Memnun olmak. Sevinmek. Övgü. Sena. Güzel görünüş.

Swells : Koltuklarını kabartmak. Rüzgarla şişmek. Yükselmek. Boşalmak (gözyaşı). Kabarmak. Artmak. Büyümek. Rüzgarla şişmek (yelken). Taşmak.

Flatter oneself : Ümit etmek. Sanmak. Kendini inandırmak. Hayaline kapılmak.

Exults : Coşmak. Bayram etmek. Bayram etmek (argo terim). Sevincinden uçmak. Çok sevinmek (bir zaferden sonra). Övünmek. Çok sevinmek. Sevinçten havalara uçmak. Sevinmek.

Be proud of : Övünmek (ile). İle gurur duymak. Gururlu olmak.

Exult : Sevinmek. Çok sevinmek (bir zaferden sonra). Coşmak. Çok sevinmek. Bayram etmek (argo terim). Övünmek. Sevincinden uçmak. Sevinçten uçmak. Bayram etmek.

 

Exulted : Çok sevinmek. Övünen. Çok sevinmiş. Sevinçten havalara uçmuş. İftihar etmiş. Bayram etmek (argo terim). Övünmek. Sevinçten havalara uçmak. Bir zafer sonrası coşmuş.

Boasts : Övünme. Övünç. Övünmek. Övünç duymak. Kendini övmek. Atıp tutmak. Sahip olmaktan gurur duymak. Büyük konuşmak. Tafra satmak.

Take pride in synonyms : glorying, boasted, boast, be proud, take a pride in, pride oneself on, pride, swell, be elated, priding, burst with pride, exulting, be delighted, brag about, boast about.