Prides türkçesi Prides nedir

  • Onur.
  • Kıvanç.
  • İzzetinefis.
  • Övünç kaynağı.
  • Şeref.
  • Debdebe.
  • Kibir.
  • Tüylerini kabartmak (kuş).
  • Özsaygı.
  • Azamet.
  • Gösteriş.
  • Övünmek.
  • Haysiyet.
  • Gurur duymak.
  • Kendini beğenmişlik.
  • En parlak zaman.
  • İftihar.
  • Gurur.
  • Tafra.
  • Övünç.
  • Ağalık.
  • Kibirlilik.
  • İhtişam.
  • Aslan sürüsü.

Prides ile ilgili cümleler

English: She prides herself on her skill in cooking.
Turkish: Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.

English: She always prides herself on her academic background.
Turkish: O, hep akademik geçmişiyle övünür.

English: She prides herself on her many accomplishments.
Turkish: O birçok başarılarından gurur duymaktadır.

English: She prides herself on her beauty.
Turkish: Güzelliğiyle gurur duyuyor.

Prides ingilizcede ne demek, Prides nerede nasıl kullanılır?

Pride of place : Konumun üstünlüğü. Tepe mevki. En yüksek mevki.

Pride oneself on : Gurur duymak. Gururlanmak. Gururunu yaşamak. Övünmek. İle övünmek.

Take a pride in : İftihar etmek. Gurur duymak.

Take pride in : İle iftihar etmek. Gururunu yaşamak. İftihar etmek. Gurur duymak. İle övünmek. Kıvanmak. Gururlanmak.

Take pride of place : En yüksek mevkiye gelmek. Başa geçmek. Gözönünde olmak. Vitrinde olmak.

Eaten up with pride : Kendini devaynasında görmek.

Burst with pride : Gurur dolu olmak. Gurur duymak.

 

Neurotic pride : Nevrotik gurur.

Legitimate pride : Haklı gurur.

False pride : Boş gurur.

İngilizce Prides Türkçe anlamı, Prides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Taşımak. Kıpırdanmak. Tahrik etmek. Oynamak. İlerlemek. Teklif etmek. Kımıldamak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Taşınmak. Hareket ettirmek.

Pleasure : İrade. Eğlence. Keyif. Haz. İstek. Lezzet. Zevk. Memnuniyet. Sevinç.

Laurels : Şöhret. Ödül. Ün. Şan.

Assumption : Sanı. Takınma. Üstüne alma. Üstlenme. Havalara girme. Sayıltı. Farzetme. Tavır. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Taslama.

Glorious : Olağanüstü. Fevkalade güzel. Şerefli. Güzel. Muhteşem. Parlak. Ünlü. Yüce. Aziz.

Blazoned : Ongun. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Arma. Uygun bir dille söylemek. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Parlatmak. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Sergilemek. Teşhir etmek.

Pageants : Törensel oyun. Gösteri. Gösteri alayı. Geçit alayı. Nümayiş. Kutlama töreni. Alay. Geçit töreni. Tantanalı ama önemsiz gösteri.

Orotundity : Ses gücü ya da dolgunluğu. Gösterişçilik.

Amour propre : İzzeti nefis. İzzeti-nefis.

Prides synonyms : ride horseback, locomote, array, ride herd, incremental cost, differential cost, boast of, effulgences, honor, override, disdainfulness, elegancies, boast, complacence, self respect, pride, exulting, grandiosity, exulted, tympany, affectations, elations, lordliness, bragged, disdain, generosity, demonstrating, take pride in, exterior, pretentiousness, boasted, state of being an agha, ornaments.

Prides zıt anlamlı kelimeler, Prides kelime anlamı

Expensiveness : Pahalılık.

Inexpensiveness : Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuz olma durumu. Ucuzluk. Pahalı olmama durumu. Fazla pahaya patlamama durumu.

Stay in place : Yerinde kalmak.