Burst with pride türkçesi Burst with pride nedir

  • Gurur dolu olmak.
  • Gurur duymak.

Burst with pride ingilizcede ne demek, Burst with pride nerede nasıl kullanılır?

Burst : Dolup taşmak. Yarılmak. Atılmak. Patlama. Patlamak. Boşanmak (gözyaşı). Çatlamak. Fırlamak. Fışkırmak.

With : Li. İle ilgili. -e karşın. İle beraber. Beraberinde. Sayesinde. -la. Beraber. Canlı. Yanına.

Pride : Tüylerini kabartmak (kuş). Gösteriş. Tafra. Kibirlilik. Gurur duymak. İftihar. Övünç. Onur. Kıvanç. Kibir.

Burst with : Coşmak.

Burst with anger : Küplere binmek. Öfkeden köpürmek. Sinirden köpürmek. Çok sinirlenmek. Çok öfkelenmek.

Swell with pride : Göğsü kabarmak. Koltukları kabarmak. Koltuğu kabarmak.

Burst with envy : Kıskançlık ve hasetle dolu olmak. Kıskançlıktan çatlamak. Son derece kıskanç olmak.

Eaten up with pride : Kendini devaynasında görmek.

Almost burst with : Çok feciydi. Neredeyse coşmak. Çok fazla -. Aşırı derecedeydi.

Was filled with pride : Burnu havadaydı. Çok kibirliydi. Gurur doluydu.

İngilizce Burst with pride Türkçe anlamı, Burst with pride eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burst with pride ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prided : Tüylerini kabartmak (kuş). Övünmek. Onur. Haysiyet. Debdebe. Kendini beğenmişlik. Gurur. Ağalık. Özsaygı.

 

Swell : Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Rüzgarla şişmek. Yükselmek. Kabarmak. Dalgaların, fırtına bölgesi dışına, rüzgarsız yerlere ulaşan ve düzenli kabartılar ve çukurlar durumunda kıyıya yaklaşıp çatlayan bölümlerine verilen ad. Koltukları kabarmak. Doldurmak (rüzgar yelkeni). Eşik. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı.

Swells : Taşmak. Kabarmak. Büyümek. Yükselmek. Şişmek. Rüzgarla şişmek. Boşalmak (gözyaşı). Koltukları kabarmak. Doldurmak (rüzgar yelkeni).

Pride : Haysiyet. Kendini beğenmişlik. Kibir. Debdebe. Azamet. Övünç kaynağı. Kıvanç. En parlak zaman. Tüylerini kabartmak (kuş).

Prides : Özsaygı. İftihar. Tüylerini kabartmak (kuş). Gösteriş. Onur. İhtişam. Kibirlilik. Gurur. En parlak zaman.

Gloried : Ün. -e çok sevinmek. Sevinmek. Sena. Celal. Memnun olmak. Görkem. Güzel görünüş. Övgü. Şan.

Take pride in : Gururunu yaşamak. İle iftihar etmek. İle övünmek. Gururlanmak. İftihar etmek. Kıvanmak.

Glorying : Sevinmek. Celal. Güzel görünüş. Övünmek. Övgü. Memnun olmak. Ün. Sena. Görkem.

Pride oneself on : Gururlanmak. İle övünmek. Övünmek. Gururunu yaşamak.

Priding : Debdebe. Gurur. Tüylerini kabartmak (kuş). Kendini beğenmişlik. Özsaygı. Haysiyet. Övünmek. Onur. Ağalık.

Burst with pride synonyms : be proud of, be elated, be proud, take a pride in.