Swells türkçesi Swells nedir

  • İftihar etmek.
  • Rüzgarla şişmek.
  • Büyümek.
  • Dolmak (yelken rüzgarla).
  • Kabarmak.
  • Boşalmak (gözyaşı).
  • Doldurmak (rüzgar yelkeni).
  • Boşalmak (göztaşı vb.).
  • Dolmak.
  • Şişmek.
  • Rüzgarla şişmek (yelken).
  • Yükselmek.
  • Taşmak.
  • Koltuklarını kabartmak.
  • Artmak.
  • Koltukları kabarmak.
  • Gururlandırmak.
  • Gurur duymak.

Swells ingilizcede ne demek, Swells nerede nasıl kullanılır?

Groundswells : Ani artış. Artma (seçenek veya fikirler). Duygu patlaması veya yoğunlaşması. Dip dalgası. Fırtına öncesi veya sonrası oluşan büyük deniz dalgaları. Yayılma.

Upswells : Yükseltmek. Artmak. Yükselme. Şişmek. Artış. Yükselmek.

Swell box : Orgda boruların açılıp kapanan koruncağı.

Swell mob : Şık dolandırıcı. İyi giyimli yankesici.

Swell organ : Org boru muhafazasındaki borular. Koruncak içinde bulunan borular takımı.

Swell resistant : Şişmez.

Swell : Gururlandırmak. Dolmak (yelken rüzgarla). Koltukları kabarmak. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. İftihar etmek. Büyümek. Gurur duymak. Taşmak. Koltuklarını kabartmak. Dolmak.

Seam swell : Damar şişmesi.

Ground swell : Uzun ve yüksek soluğan. Sismik hareketlerin deniz dibinde yarattığı titreşim veya devinim. Kabarma. Dip dalgası. Salıntı. Parti tabanında veya halk tabakasında oluşan fikri hareket veya akım. Soluğan.

 

Swelled : Şişmiş. Büyümüş. Kabarmış.

İngilizce Swells Türkçe anlamı, Swells eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interchange : Değiştokuş etmek. Yer değiştirme. Takas etmek. Birbirinin yerine geçmek. Değişim (arasında). Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. Takas. Değiş tokuş etmek. Değişme.

Prostitute : Fahişelik yapmak. Antin. Orta malı. Fahişelik yaptırmak. Yeteneğini vb'ni kendine layık olmayan bir işte kullanmak. Orospu. Fahişe. Para için kendini alçaltmak. Genelev kadını. Kötü kadın.

Swell : Soluğan. Eşik. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Become adult : Olgunlaşmak. Yetişkin hale gelmek. Yetişkin olmak. Olgun hale gelmek.

Ascend : Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Tırmanmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Tahta çıkmak. Yukarı çıkmak. Ağmak.

Dispose : Atmak. Düzenlemek. İkna etmek. Başından atmak. Alt etmek. Kullanmak. İsteklendirmek. Kurtulmak. Dizmek. Dağıtmak.

Exalting : Yüceltme. Artırmak. Yükseltmek. Övmek. Heyecanlandırmak. Güçlendirmek. Yüceltmek.

Accrete : Yapışmak. Birleşmek. Eklemek. Birleşmiş. Eklenip büyümek. Katılımlarla büyümek. Ekli.

Arises : Kaynaklanmak. Kalkmak. Ayağa kalkmak. Doğmak. Ortaya çıkmak.

Cascade : Basamaklamak. Şelale. İki ışığın renk farkının, ufak basamaklar yapan bir dizi ara ölçmelerle aşıldığı, değişik renkli ışık ölçme yöntemi. Dalga dalga döküm. Çağlayan. Katlanmak. Çağlamak. Kademeli dizi.

 

Swells synonyms : scent, get a noseful, negociate, gloried, be puffed up, bilges, pride, arose, be in the ascendant, nose, congests, flood, ascends, comprehend, billows, syndicate, bloating, clogged, arisen, build up, boom, snuffle, brim over, sell short, bootleg, be left, be proud, exalt, realise, gushed, bellies, flow, elating.

Swells zıt anlamlı kelimeler, Swells kelime anlamı

Wholesale : Büyük çapta. Toptan alım satım. Toptan satış. Büyük çapta olan. Toptan satmak. Toptan. Toptancılık. Toptan olarak. Toplu. Toptancı (tüccar).

Buy : Satın almak. İnanmak. Kabul etmek. Yutmak.

Take : Tutuş. Alınan taş. Tutma. Kavramak. Yakalamak. Ele almak. Çevirim eylemi. Reaksiyon. Avalanan hayvan miktarı. Pay.

Swells antonyms : retail, decrease.