Take the liberty türkçesi Take the liberty nedir

  • Cüret etmek.
  • Cesaretinde bulunmak.
  • Cesaret etmek.
  • Yapmaya cüret etmek.

Take the liberty ingilizcede ne demek, Take the liberty nerede nasıl kullanılır?

Take : Kavramak. Tutuş. Tutulan balık miktarı. Avalanan hayvan miktarı. Tutma. (fotoğraf) çekmek. Hasat. Çevirim eylemi. Alıntı. Alınan taş.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Liberty : İzin. Özgürlük. Serbestiyet. Küstahlık. Saygısızlık. İstiklal. Hürriyet. İmtiyaz. Muafiyet. Serbestlik.

Take the liberty to do : Cüret etmek. Cesaret etmek. Yapmaktan çekinmemek.

Take the action : El koymak. Harekete geçmek.

Take the bitter with the sweet : Gülü sevip dikenine katlanmak. Gülü seven dikenine katlanır.

Take the bull by the horns : (bir) sorunun üzerine gitmek. Güçlüklere göğüs germek. Zorluklarla ertelemeden anında mücadele etmek. Doğrudan ve süratle durumla ilgilenen. Gözünü daldan budaktan esirgememek. Bir işe cesaretle girişmek. Zorluğa cesaretle göğüs germek. Pabuç bırakmamak. Boğayı boynuzlarından yakalayan. Gözünü daldan budaktan sakınmamak.

Take the burden off : Sorumluluğu bırakmak.

 

Take the bearings : Yönünü bulmak.

Take the air : Dışarıya çıkıp dolaşmak. Dışarıya çıkmak. Hava almak için yürüyüşe çıkmak. Hava almak. Tenek almak.

İngilizce Take the liberty Türkçe anlamı, Take the liberty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take the liberty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have the nerve to : Çekinmemek. Yüzsüzlük etmek.

Ventures : Tehlikeye atmak. Riske atmak. Göze almak.

Hazarded : Söylemek. Riske girmek. Şansa bırakmak. Tehlike. Tehlikeye maruz kalmak. Risk. Riske etmek. Riske sokmak. Tehlikeye atmak.

Durst : Meydan okumak. Cesaretli. Göze almak. Kalkışmak.

Venture : Riske atmak. Girişim. -e cüret etmek. Cesaret edip girişmek. Tehlikeli iş. Macera. Göze almak. Riske etmek.

Make bold : Sormadan almak. Cüret göstermek. Yüzsüzlük edip almak.

Ventured : Riske atmak. Göze almak. Tehlikeye atmak.

Presume : İhtimal vermek. Farz etmek. Yeltenmek. Haddini bilmemek. Kalkmak. Saymak. Farzetmek. Tahmin etmek. Varsaymak.

Dare : Yeltenmek. Kafa tutmak (argo terim). Cesaretlendirmek. Zorlamak. Riske girmek. Kalkışmak. Meydan okuma. Hodri meydan demek.

Venturing : Göze almak. -e cüret etmek. Riske atmak. Şans işi. Riske etmek. Cesaret edip girişmek. Girişim. Tehlikeye atmak.

Take the liberty synonyms : hazard, dares, take the liberty to do, presumes, have the face to, take liberties with, adventure oneself, dared, have the face.