Take up with türkçesi Take up with nedir

  • Meşgul etmek.
  • Biriyle arkadaş olmak.
  • Kabullenmek.
  • İle arkadaş olmak.

Take up with ingilizcede ne demek, Take up with nerede nasıl kullanılır?

Take : Ele almak. Almak. Yakalamak. Tutulan balık miktarı. Yazmak. Etkili olmak. Pay. Götürmek. Çekim. Çevirmek.

With : İle. İle beraber. -la. Nedeniyle. Li. Beraberinde. Sayesinde. Canlı. İle ilgili. Yanına.

Take up with someone : Düşüp kalkmak.

Take up : Çalışmaya başlamak. Kaplamak. Almak. İlgilenmek. Girişmek. Meşgul olmak. İşgal etmek. Başlamak. Karışmak. Sözünü kesmek.

Take up a loan on : Borçlanmak.

Take up a quarrel : Kavgaya katılmak.

Take up reel : Alıcı makara. Alıcı, gösterici, basım aygıtı vb. aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara. Toplayıcı makara. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Take up for : Birinin tarafını tutmak veya ondan yana olmak.

Take up seriously : Benimsemek.

Take up sprocket : Filmi, alıcı, gösterici, bakımlık, basım aygıtı vb. aygıtların düzeneğinden alıp alıcı makaraya veren dişli. Alıcı dişli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zincir germe dişlisi.

İngilizce Take up with Türkçe anlamı, Take up with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take up with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Climb down : Yokuş aşağı inmek. Fikrinden vazgeçmek. Bayır aşağı inmek. Tutumundan vazgeçmek. İnadı bırakmak. Alttan almak. İnmek. Aşağıdan almak. Vazgeçmek.

Back down : Talepten vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek. Caymak. Sözünden dönmek. Vazgeçmek. Dönmek. Bir iddiadan vazgeçmek. Boyun eğmek. Savunulan iddadan vazgeçmek.

Acknowledges : Teşekkür etmek. İtiraf etmek. Alındığını bildirmek. Onaylamak. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Alındılamak. Kabul etmek. Tanımak. Doğruluğunu kabul etmek.

Employ : Görevlendirmek. Kullanmak. Harcamak. İşlendirmek. Görev vermek. Bir hizmet veya işte kullanmak. İşe almak. İş verme. İstihdam etmek.

Engross : Dalmak. Temize çekmek. Zaptetmek. Çekmek. Resmi dille yazmak. Cezbetmek. Yazmak. Kaleme almak. Dikkatini vermek. Hazırlamak.

Acknowledge : Alındılamak. Aklama. İkrar etmek. Kabul etmek. Alındığını bildirmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Teslim etmek. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. Doğruluğunu kabul etmek.

Be friends with : Arkadaşı olmak. Ahbaplık etmek. Arkadaş olmak. Dostluk etmek. Arkadaşlık etmek. Dostu olmak.

Confesses : Kabul etmek. Günah çıkartmak. Söylemek. Günah çıkarmak. İtiraf etmek. İkrar etmek.

Occupying : Almak (zaman). Tutmak. Oturmak. İşgal etmek.

 

Employs : Çalıştırmak. Görev vermek. İşlendirmek. Eleman çalıştırmak. Bir hizmet veya işte kullanmak. Sağlamak. İş vermek. Görevlendirmek. İşe almak.

Take up with synonyms : go around with, come to terms with, acquiesces, acquiesced, accepts, occupy with, accept, keep busy, be in with, climbed down, make friends with, concede, busy with, engrosses, conceding, occupy, acquiesce, occupies, keep occupied, prepossess, occupate, take up time, concedes, conceded.