Take your time türkçesi Take your time nedir
- Acele etme.
- Acele etmeyin.
- Hiç acele etme.
- Aceleye getirme.
Take your time ile ilgili cümleler
English: I said take your time.
Turkish: Acele etmeyin dedim.
English: Please take your time before deciding what to do.
Turkish: Lütfen ne yapacağınıza karar vermeden önce zaman ayırın.
English: Why don't you take your time in finishing your paper?
Turkish: Kağıdını bitirmede neden acele ediyorsun?
English: Just take your time.
Turkish: Sadece acele etme.
English: It is better to take your time than to hurry and make mistakes.
Turkish: Acele edip hatalar yapmaktansa acele etmemen daha iyidir.
Take your time ingilizcede ne demek, Take your time nerede nasıl kullanılır?
Take : Kavramak. Pay. Götürmek. Almak. Ele almak. Alıntı. Hasat. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tutulan balık miktarı. Yazmak.
Your : Sizin. Senin.
Time : Süre tutmak. Zamanlama yapmak. Kurmak. -in zamanını ölçmek. Zamanlamak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Saat tutmak. Önel. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.
Take your pick : Seç bakalım. İstediğini al. Seçimini yap. Birini seç.
Can i take your name please : İsminizi alabilir miyim.
Your time zone : Senin saat kuşağın. Sizin zaman kuşağınız. Yaşadığın yere özel saat dilimi (örneğin, orta avrupa saat kuşağı, doğu standart saat kuşağı vs).
Customize your timecard : Zaman çizelgesini özelleştir.
I take your word for it : Senin sözüne inanıyorum. Bana söylediklerini doğru olarak kabul ediyorum.
İngilizce Take your time Türkçe anlamı, Take your time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Take your time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scurries : [#koşma Koşmak]. Koşturma. Hızla kaçmak. Koşturmak. Hızla kaçma. Koşuşturmak. Acele etmek. Seğirtmek. Teksas eyaletinde şehir.
Scurrying : Hızla kaçma. Koşmak. Hızla kaçmak. Acele etmek. Koşma.
Scurryings : Koşma. Hızla kaçma.
Take it easy : Ağırdan almak. Sakin kalan. Fazla yorulma. Sinirlenme. Rahat ol. Fazla ciddiye almayan. Yavaş ol. Aşırı şekilde heyecanlanmamış olan. Kolayına bak. Fazla heyecanlanmayan.
Scurry : Hızla kaçma. Koşturmak. Hızla kaçmak. Teksas eyaletinde şehir. Acele etmek. Koşmak. Koşturma. Seğirtmek. Koşuşturmak.
Easy does it : Sakin ol. Dikkatli ol. Dikkat et. Rahat ol. Yavaş!. Yavaş ol. Yavaş.
Hurrying : Acelecilik.

Bu kısımda Take your time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Take your time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Take your time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Take your time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.