Talking to türkçesi Talking to nedir

Talking to ile ilgili cümleler

English: "I was just talking to Tom." "About what?" "About what Mary did."
Turkish: "Tom'la konuşuyordum." "Ne hakkında?" "Mary'nin ne yaptığı hakkında."

English: A police officer is talking to her.
Turkish: Bir polis memuru onunla konuşuyor.

English: After talking to Tom for a few minutes, it became obvious that his French wasn't very good, so Mary switched to English.
Turkish: Tom'la birkaç dakika konuştuktan sonra onun Fransızcasının çok iyi olmadığı belli oldu, bu yüzden Mary İngilizceye geçti.

English: "What were you just doing?" "I was talking to Tom."
Turkish: "Az önce ne yapıyordun?" "Tom'la konuşuyordum."

English: "I was just talking to him." "Talking to him about what?" "That's none of your business."
Turkish: "Sadece onunla konuşuyordum." Onunla ne hakkında konuşuyordun?" "O seni ilgilendirmez."

Talking to ingilizcede ne demek, Talking to nerede nasıl kullanılır?

Talking : Konuşma. Konuşkan. Sesli (film). Konuşuyor. İkaz. Konuşan. Sesli film.

To : Karşı. -e göre. Ye. Arasında. Ya. Kala. Oranla. -mek -mak (mastar). Kadar. E doğru.

Talking toy : Konuşan oyuncak.

Talking toys : Konuşan oyuncak.

Give somebody a talking to : Azarlamak. Haşlamak.

 

Talking back : Karşılık vermek. Cevap vermek.

İngilizce Talking to Türkçe anlamı, Talking to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talking to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exprobration : Yüzüne vurma.

Bawl out : Azarlamak. Paylamak. Fırça çekmek. Azarlanma. Bağırıp çağırmak. Fırça atmak. Haşlamak.

Kick in the pants : Cesaret verme. Paylamak. Kınamak. (argo) azarlamak. Cesaret verici destek.

Castigation : Cezalandırma. Kınama.

Remonstrance : Protesto. Serzeniş. Yakınma. İtiraz. Sitem. Şikayet. Uyarı.

Berating : Haşlama. Fırça çekme.

Castigations : Kınama. Cezalandırma.

Rating : Oran. Tayfa. Deniz eri. Derecelendirme. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İş sorumluluğu. Kategori. İzlenme oranı. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.

Whisker : Bıyık. Thamnidium elegans. İğnecik. Fırçalamak. Favori. Yumurta çırpma teli. Sakal kılı. Kedi bıyığı.

Brush : Sürtünmek. Sürtünme. Değinmek. Fırçalama. Hafifçe değmek. Sıyırmak. Temas. Değmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme.

Talking to synonyms : objurgations, ratings, jobation, attainture, censures, censure, chiding, lashing, earbashing, whiskbroom, tongue lashing, paint brush, rebukes, earful, dressing down, censuring, scolding, remonstrances, rebuke, sprag, objurgation, bawling out, reprehension, lesson, nagging, jaw, going over, earfuls, paintbrush, censured.