Give somebody a talking to türkçesi Give somebody a talking to nedir

Give somebody a talking to ingilizcede ne demek, Give somebody a talking to nerede nasıl kullanılır?

Give : Doğruluğunu kabullenmek. Gitmek. Esnemek. Hediye etmek. Dogruluğunu kabullenmek. Yapıvermek. Armağan etmek. Tanımak. Uçlanmak. Esneklik.

Somebody : Şahsiyet. Bazısı. Biri. Kimse. Önemli kimse. Bir kimse. Kimisi. Birisi. Önemli birisi.

A : (herhangi) bir. Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. Bir. La (müzik terimi). Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not.

Talking : Konuşan. Sesli film. Konuşuyor. İkaz. Sesli (film). Konuşma. Konuşkan.

To : Ye. Oranla. Göre. Ya. E. Kadar. -e kadar. -e göre. İle. E doğru.

Give somebody a roasting : Tefe koymak. Fırça atmak. Fena haşlamak. Maskara etmek. Alay etmek.

Give somebody a leg up : Atlamasına yardım etmek. Yardım etmek.

Give somebody a ducking : Suya batırarak ıslatmak.

Give somebody a lift : Arabayla götürmek. Kaldırmak. Yardım etmek.

Give somebody a lead : Yol göstermek. Yol açmak.

İngilizce Give somebody a talking to Türkçe anlamı, Give somebody a talking to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give somebody a talking to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Came down on : Eleştirme. Başına ekşimek. Fırça atmak. Cezalandırmak. Sıkıştırmak. Üstüne gelmek. - hakkında negatif şeyler söyleme. Saldırmak.

Basted : Teyellemek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Yağ sürmek. Dövmek. Yağlamak. Paylamak. Dayak atmak.

Boils : Köpürmek. Galeyana gelmek. Kaynamak. Haşlanmak. Fokurdamak. Kaynatmak. Fokurdatmak.

Bawl out : Azarlama. Fırça çekmek. Paylamak. Azarlanma. Bağırıp çağırmak. Fırça atmak.

Burn up : Nükleer yakıtın serbest bıraktığı toplam enerjinin, nükleer yakıtın başlangıç kütlesine oranı. Paylamak. Daha canlı yanmak. Yakmak. Yakıp yok etmek. Yangının içinde kalmak. Nükleer yanma. Çok öfkelendirilmek veya çok kızgın olmak (argo terim). Çok öfkelendirmek.

Admonishes : İhtar vermek. Kulağını bükmek. Uyarmak. Nasihat etmek. Tembih etmek. Öğüt vermek. İhtar etmek. Kulağını çekmek. Nasihat vermek.

Baste : Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Erimiş yağ dökmek. Yağlamak. Dövmek. Teyellemek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Yağ sürmek. Sopa atmak.

Berates : Paylamak. Fırça atmak. Fırça çekmek. Fırça atmak (argo terim).

Admonish : Nasihat etmek. Nasihat vermek. İhtar etmek. Uyarmak. Tembih etmek. İhtar vermek. Kulağını bükmek. Öğüt vermek. Kulağını çekmek.

Berated : Fırça atmak (argo terim).

Give somebody a talking to synonyms : berate, boil, admonishing, blow up, bawls, bawl, bring up, bastes, blister, bawled, bawling out, call somebody over the coals, brush down, admonished.