Give somebody a leg up türkçesi Give somebody a leg up nedir

  • Atlamasına yardım etmek.
  • Yardım etmek.

Give somebody a leg up ingilizcede ne demek, Give somebody a leg up nerede nasıl kullanılır?

Give : Eğilmek. Koparmak. Bel vermek. Ödemek. Vermek. Bulaştırmak. İtiraf etmek. Esneklik. Bahşetmek. Doğruluğunu kabullenmek.

Somebody : Önemli kimse. Kimse. Biri. Şahsiyet. Birisi. Bazısı. Önemli birisi. Kimisi. Bir kimse.

A : Bir. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Pek iyi. Argonun simgesi. En yüksek not. (herhangi) bir. Herhangi bir.

Leg : Ara. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Kadem. Basamak. Koşmak. Yan perde. Bacak. Hızlı yürümek. Ayak (mobilya veya pergel). But.

Give somebody a ducking : Suya batırarak ıslatmak.

Give somebody a lift : Yardım etmek. Arabayla götürmek. Kaldırmak.

Give somebody a knockdown to somebody : Takdim etmek. Tanıştırmak.

Give somebody a short shrift : Az ilgilenmek. Hemen işini bitirmek.

Give somebody a good character : Hakkında iyi bilgi vermek. İyi puan vermek.

Give somebody a hearing : Savunma hakkı vermek. Söz hakkı vermek.

İngilizce Give somebody a leg up Türkçe anlamı, Give somebody a leg up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give somebody a leg up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aid : İane. Yardımcı. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yardim etmek. Yardımcı olmak. El uzatmak. İnfak. Yardım. Alet.

Abet : Suça katılmak. Fitlemek. Özendirmek (suç). Yardımda bulunmak. Tahrik etmek. Kızıştırmak. Kışkırtmak. Yardakçılık etmek. Suç ortaklığı yapmak.

Bear up : Katlanmak. Cesareti elden bırakmamak. Destek olmak. Dayanmak. Dayanabilmek. Neşelenmek. Başa çıkmak. Göğüs germek.

Assists : İmdat. Sayı yaptırma. Desteklemek. Hazır bulunmak. Asiste etmek. Muavenet. Yardımcı olmak. Asistanlık yapmak.

Bear somebody out : Desteklemek. Haklı göstermek.

Befriend : Arkadaş olmak. Arkadaşlık etmek. Dostça davranmak. Arkadaşça davranmak. Elinden tutmak.

Bear a hand : Yardım eli uzatmak.

Assist at : Hazır bulunmak. Katılmak. Yer almak. Yardım etme.

Bear out : Kanıtlamak. Doğrulamak. Arka çıkmak. Desteklemek. Onaylamak. Tasdik etmek.

Abets : Yardımda bulunmak. Yoldan çıkarmak. Suç ortaklığı yapmak. Özendirmek (suç). Kışkırtmak. Tahrik etmek. Kızıştırmak. Cesaret vermek. Yardakçılık etmek.

Give somebody a leg up synonyms : assisting, assist, befriended, aiding, afford assistance, be of use.