Fırça nedir, Fırça ne demek
Fırça; kökeni rumca dilinden gelmektedir.
- Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç.
- Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.
- Resim yapma sanatı ve biçimi.
- Paylama

"Fırça" ile ilgili cümleler
- "Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor." - R. H. Karay
Yerel Türkçe anlamı:
Topaç.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme.
Bilimsel terim anlamı:
Metal yüzeyleri fırçalama işinde kullanılan, sert kıl ya da çelik telden yapılmış araç.
İngilizce'de Fırça ne demek? Fırça ingilizcesi nedir?:
brush, paintbrush, sprag
Fransızca'da Fırça ne demek?:
pinceau, balai
Osmanlıca Fırça ne demek? Fırça Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
süpürge
Fırça anlamı, kısaca tanımı:
Fırça çekmek : Paylamak.
Fırça gibi : Dik, sık ve sert (saç, sakal).
Fırça yemek : Paylanmak.
Perlon fırça : Boya işlerinde kullanılan perlondan yapılmış fırça.
Tel fırça : Tel ile yapılmış sert fırça.
Boya fırçası : Boya sürmek veya resim yapmak için kullanılan değişik tür ve ölçülerde fırça.
Diş fırçası : Dişleri temizlemede kullanılan bir fırça türü.
Sakal fırçası : Karinadaki yabancı maddeleri temizlemekte veya kazımakta kullanılan fırça. Sakalı taramak, düzeltmek için kullanılan fırça.
Tıraş fırçası : Sakal tıraşı olurken yüze sabun sürmeye yarayan fırça.
Toz fırçası : Toz almak veya tozu temizlemek için kullanılan yumuşak kıllı fırça.
Fırçacı : Fırça yapıp satan kimse. Sürekli fırça atan kimse.
Fırçacılık : Fırçacının yaptığı iş. Fırçacı olma durumu.
Fırçalama : Fırçalamak işi.
Fırçalamak : Sık ve bataklık ormandan geçmek. Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek. Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek.
Fırçalanmak : Çok azarlanmak. Fırça ile ovulmak, düzgünleştirilip parlatmak veya temizlenmek.
Fırçalatmak : Fırçalama işini yaptırmak.
Fırçalı : Fırçası olan.
Fırçalık : Resim yapmada kullanılan fırçaların konulduğu süzgeçli kap.
Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.
Boya : Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Yazmak için kullanılan mürekkep. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş.
Cila : Gereksiz süs, gösteriş. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Parlaklık. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik.
Sürmek : Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Zaman geçmek. Önüne katıp götürmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Devam etmek. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Dokundurmak, değdirmek. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek.
Getiri : Faiz. Kazanç. Yarar.
Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Resim : Tören. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Açık gösterge, kesin sonuç. Fotoğraf. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç.
Yapma : Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay.
Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
Paylama : Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta.
Fırça çekmek : paylamak.
Fırça dilligiller : (Yun. tricho: saç; glossa: dil) Kuşlar (Aves) sınıfının, guguksular (Cuculiformes) takımının, papağanlar (Psittaci) alt takımından, dilleri fırça gibi olan, canlı renkli, sıcak memleketlerde yaşayan kuşlarını içine alan bir familya. Papua lorisi (Lorius lory), Yeni Zelanda koca papağanı (Nestor notabilis) türleri iyi bilinir.
Fırça izi : (Resim) Resimde boyalı fırça dokunmaları ile elde edilen ve fırça kıllarının bıraktığı etkiyi taşıyan iz.
Fırça kenar : Böbrek epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek maksadıyla oluşan, içinde akün filâmentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek Malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu, ışık mikroskobunda fırça kenarı görüntüsü oluşturan, muntazam sıralı mikrovillüs denilen parmak şeklindeki katlanmaların oluşturduğu yapı.
Fırça teli : Fırçalarda kullanılan, sert çelikten yapılmış te!.
Fırça verniği : Fırça ile sürülmeye uygun özellikte ve akıcılıkta hazırlanmış vernik türü.
Fırça yayı : Fırçayı toplaç yüzeyine bastırarak tutan yay.
Fırça yuvası : Fırçayı toplaç üzerinde tutan yuva.
Fırça-dilligiller : (zooloji)
Fırçadilligiller : (Trichoglossidae), (Yun. tricho- = saç, glossa = dil) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının guguksular (Cuculiformes) takımının papağanlar (Psittaci) alt-takımına giren bir familyası. Dilleri fırça gibi olan canlı renkli sıcak memleket kuşlarını içine alır. Papua lorisi (Lorius lory), Yeni Zelanda koca papağanı (Nestor notabilis) türleri iyi bilinir.
Fırça ile ilgili Cümleler
- Yatmaya gitmeden önce dişlerimi fırçalamayı bir kural haline getiriyorum.
- Bu diş fırçasını ne kadar süredir kullanıyorsun?
- Ali dişlerini fırçaladı ve pijamalarını giydi.
- Fırçanı ödünç alabilir miyim?
- O benim diş fırçam mı?
- Ali yeri fırçalamaya başladı.
- Fırçam nerede?
- Dişlerini fırçalamayı hatırla.
- Ali paltosundaki karı fırçaladı.
Diğer dillerde Fırça anlamı nedir?
İngilizce'de Fırça ne demek? : n. comb, brush, whisk, scrub, tongue lashing, rating, scolding
Fransızca'da Fırça : balai [le], brosse [la]
Almanca'da Fırça : n. Bürste, Pinsel
Rusça'da Fırça : n. щетка (F), ерш (M), ершик (M), помело (N), кисть (F)

Bu kısımda Fırça nedir? Fırça ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fırça tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fırça hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.