Boya fırçası nedir, Boya fırçası ne demek
"Boya fırçası" ile ilgili cümleler
- "Kırk halayıklı saray yavrularına kaç senedir boya fırçası dokunmadı." - F. R. Atay
Boya fırçası kısaca anlamı, tanımı:
Boya : Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep.
Fırça : Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç.
Sürmek : Dokundurmak, değdirmek. Zaman almak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Uzatmak, ileri doğru itmek. Devam etmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Olmaya devam etmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. Önüne katıp götürmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Zaman geçmek. Yönetip yürütmek, sevk etmek.
Resim : Fotoğraf. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Açık gösterge, kesin sonuç. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Tören.
Yapmak : Bir durum yaratmak. Gerçekleştirmek. Yol almak. Düzenli bir duruma getirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Olmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Davranmak, hareket etmek. Evlendirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Dışkı çıkarmak. Salgılamak, çıkarmak. Üretmek. Olmasına yol açmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Edinmek, sahip olmak.
Değişik : Farklı. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Değiştirilmiş, muaddel. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Yedek iç çamaşırı, giyecek.
Ölçü : Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
Boya fırçası ile ilgili Cümleler
- Ali elinde bir boya fırçası vardı.
- Ali boya fırçasını yere koydu.
Diğer dillerde Boya fırçası anlamı nedir?
İngilizce'de Boya fırçası ne demek? : n. paintbrush


Bu kısımda Boya fırçası nedir? Boya fırçası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Boya fırçası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Boya fırçası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.