Talus cone türkçesi Talus cone nedir
- Döküntü konisi.
- Bir yarın ya da dik bir yamacın önünde, yukarıdan kopmuş parçalardan yapılı taş yığını.
- Birikinti konisi.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Moloz konisi.
Talus cone ingilizcede ne demek, Talus cone nerede nasıl kullanılır?
Talus : Aşık kemiği. Şev. Moloz. Birikinti. Litoral zonun alt kısmından başlayarak profundal zona kadar devam eden eğimli kısım. Kaya yığını. Ayak bilek kemiklerinden topuk kemiğinden sonra ikinci büyük kemik, talus, astragalus. Ayak bileği. Meyil.
Cone : Kozalak. Koza. Koni. Açık tohumlularda (gymnospermae) erkek ve dişi çiçeklerin bulunduğu çiçek durumu. erkek kozalak, dişi kozalak. Huni. Almacın, boyun ile görüntülük bölümü arasında yer alan bölümü. Koni biçimli şey. Külah (dondurma için). Külah. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Talus fan : Sel sularının dar ve dik yataktan düz geniş ovaya geldikleri yerde, yayılarak bıraktıkları maddelerden yapılı yassı birikinti yığını. Lığ yelpazesi.
Talus incline : Dinlenme açısı.
Taluses : Ayak bileği. Meyil. Yokuşun dibindeki kaya parçaları. Aşık kemiği.
Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.
İngilizce Talus cone Türkçe anlamı, Talus cone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Talus cone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.
Abyss : Varta. Uçurum. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Cehennem. Tamu. Derinlik. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Boşluk. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.
Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.
Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.
Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.
After shock : Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı.
Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
Cone of dejection : Akıntı kanalıyla gelen sel sularının, yamaç önündeki düzlüklere yığdıkları özdeklerle oluşmuş yelpaze ya da koni biçiminde, az eğimli yığıntı, bk. akıntı yolu. Birikinti yelpazesi.
Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.
Talus cone synonyms : acrozone, defans cone, absolute chronology, alluvial cone, scree cone, algonkian, advance of aglacier, absolute age, acid fumarole, agricultural geology.

Bu kısımda Talus cone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Talus cone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Talus cone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Talus cone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.