Tarde türkçesi Tarde nedir

  • Bir soyadı.
  • Fransız sosyolog.
  • Gabriel tarde (1843-1904).

Tarde ile ilgili cümleler

English: They say I'm retarded.
Turkish: Geri zekalı olduğumu söylüyorlar.

English: "How do I look?" "You look retarded."
Turkish: "Nasıl görünüyorum?" "Geri zekalı görünüyorsun."

Tarde ingilizcede ne demek, Tarde nerede nasıl kullanılır?

Dye retarder : Boya geciktirici.

Educable mentally retarded : Eğitilebilir geri zekalılar. Zeka bölümü türlü ölçeklerde sürekli olarak 45-50 ile 70-75 arasında olan geri zekalı kimseler. Öğretilebilir zeka geriliği.

Mentally retarded : Geri zekalı. Zihinsel özürlü. Zihinsel engelli.

Mentally retarded children : Geri zekalı çocuklar. Zeka bölümü bakımından ileri derecede geri zekalılar, eğitilebilir geri zekalılar, öğretilebilir geri zekalılar ya da ağır öğrenenler kümelerinden birinde yer alan çocuklara verilen ad; zeka bölümleri 0-90 arasında bulunan çocuklar.

Retarded : Tehir edilmiş. Sürüncemede bırakmak. Gecikmeli. Geciktirmek. Gecikmiş. Alıkoymak. Gelişimini önlemek. Yavaşlamış. Yavaş gelişen. Geri zekalı.

Retarded progress : Gecikmeli ilerleme. Bir öğrencinin genellikle sınıfını iki yılda bir geçebilmesi. bir öğrencinin akademik başarı bakımından orta bir öğrencinin ilerleme hızına erişememesi durumu.

 

Trainable mentally retarded : Zeka bölümü türlü ölçeklerde sürekli olarak 40 ile 45'in altında olanlar. Ağır derecede geri zekalılar.

Retarded spark : Gecikmeli ateşleme. Ateşlikteki kıvılcımın gereken süreden daha geç oluşması durumu.

Retarded ignition : Rötarlı ateşleme. Geç ateşleme. Gecikmeli ateşleme.

Retarded cooling : Gecikmeli soğutma. Yavaşlatılmış soğutma.

İngilizce Tarde Türkçe anlamı, Tarde eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tarde ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abravanel : Abarbanel. Bir erkek adı (ibranice). İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri.

Abderhalden : Emil abderhalden (1877-1950). İsviçreli kimyager ve fizyolog.

Abu : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asya yayın birliği. Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik.

Abaya : 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl. Çarşaf. Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise.

Adalbert : Bir erkek adı. (1000-1072) alman başpiskopos. Kuzeybatı almanya'daki breneb eyaletinin başkenti. (956-997) prag piskoposu.

Belated : Geç kalmış. Gecikmiş. Geçmiş. Karanlığa kalmış.

Daring : Yiğitlik. Cüret. Pervasızlık. Atak. Rizikolu. Cesur. Serüvenci. Pervasız. Cesaret. Çok yürekli.

Abbott : Bir erkek adı. Teksas eyaletinde şehir. Bir erkek ismi.

Tarde synonyms : abou hatzira, adamson, abernathy, original, abegg, unpunctual, abdel, late, addison, ade, abidal, abargil, abramovitch.

Tarde zıt anlamlı kelimeler, Tarde kelime anlamı

Unoriginal : Sıradan. Sahte. Sade. Orijinal olmayan. Basit. Bayağı. Olağan. Başlangıçta olmayan.

Punctual : Zamanında. Vaktinde gelen. Zamanında yapan. Zamanında gelen. Zamanında olan. Dikkatli. Saati saatine. Dakik. Dakika.