Target market türkçesi Target market nedir

  • Hedef piyasa.
  • Hedef kitle.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hedef pazar.
  • İşletmelerin mallarını satmak için pazarlama çabalarını odaklandırdıkları piyasa.

Target market ingilizcede ne demek, Target market nerede nasıl kullanılır?

Target : Alıcı ışıtacının, üzerinde elektronik görüntü oluşan bölümü. almaçlarda görüntülüğün iç çeperi. Hedeflemek. Çok hızlı eksiciklerin vurması ile ikincil eksicikler salan metal yaprak. çekirdek bilgisinde hızlandırılmış parçacıklarla dövülecek olan öğeyi taşıyan destek. Kılıçoyunu yarışmaları yönetmeliğinde her savut için yeri ve sınırları belirtilmiş olan, dürtüş ya da vuruşların geçerli sayıldığı vücut bölgesi. Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Sayılan bölge. Hedef almak. Bilgisayar, fizik, eskrim, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurban. Ülkü.

Market : Talep. İstek. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Piyasa. Satmak. Pazar. Piyasaya sürmek. Genel satak. Çarşı. Satışa çıkarmak.

Target acquisition and designation system : Tads. Apaçi helikopterlerinde lazer güdümünü kontrol eden ve hedefe kilitlenen sistem. Hedef tespit ve seçim radarı.

 

Target acquisition system : Hedefleme sistemi.

Target address : Hedef adresi.

Target area : Hedef alanı. Hedef bölge.

İngilizce Target market Türkçe anlamı, Target market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Target market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Target group : Hedef kitlesi. Hedef grup.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Target market synonyms : a type mutual funds, ability rent, a group shares, abnormal budget, a shift in individual demand, a shift in demand, target audience, abnormal budget expenditures.