Target türkçesi Target nedir
- Erek.
- Işık örtüsü.
- Kılıçoyunu yarışmaları yönetmeliğinde her savut için yeri ve sınırları belirtilmiş olan, dürtüş ya da vuruşların geçerli sayıldığı vücut bölgesi.
- Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey.
- Bilgisayar, fizik, eskrim, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Hedeflemek.
- Kurban.
- Hedef göstermek.
- Bir x ışını tüpünün, elektronik odak noktası taşıyan anot bölümü.
- Amaç.
- Amaçlamak.
- Hedef almak.
- Ülkü.
- Sayılan bölge.
- Çok hızlı eksiciklerin vurması ile ikincil eksicikler salan metal yaprak. çekirdek bilgisinde hızlandırılmış parçacıklarla dövülecek olan öğeyi taşıyan destek.
- Dövümlük.
- Nişan.
- Alıcı ışıtacının, üzerinde elektronik görüntü oluşan bölümü. almaçlarda görüntülüğün iç çeperi.
- Hedef.
Target ile ilgili cümleler
English: A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news.
Turkish: Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.
English: Kunihiko hit the target with his first shot.
Turkish: Kunihiko ilk atışında hedefi vurdu.
English: Ali wanted to get in a little target practice before he went into the office.
Turkish: Ali ofise gitmeden önce küçük bir atış talimine girmek istedi.
English: Burak became the target of dangerous criminals.
Turkish: Burak tehlikeli suçluların hedefi oldu.
English: Aim at the target with this gun.
Turkish: Bu tabanca ile hedefe nişan al.
Target ingilizcede ne demek, Target nerede nasıl kullanılır?
Target acquisition and designation system : Hedef tespit ve seçim radarı. Tads. Apaçi helikopterlerinde lazer güdümünü kontrol eden ve hedefe kilitlenen sistem.
Target acquisition system : Hedefleme sistemi.
Target address : Hedef adresi.
Target area : Hedef alanı. Hedef bölge.
Target audience : Hedef kitle. Hedef izleyiciler. Hedef dinleyici. Hedef kitlesi.
Target date : Başlangıç tarihi. Hedef tarih. Amaçlanan tarih. Beklenen gün. Bitim tarihi.
Target company : Hedeflenen şirket.
Target disk : Hedef disk.
Target document : Hedef belge.
Target file : Hedef dosya.
İngilizce Target Türkçe anlamı, Target eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Target ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sights : Nişan almak. Gözlemek. İbraz etmek (çek vb.). Görmek. Görülecek yerler. Görülmeye değer yerler. İki nişangah arası mesafe. Bakmak. Turistik yerler.
Point of reference : Referans noktası. Referans çekidi.
Level off : Yatay hale gelmek. Düz uçuşa geçmek. Yatay duruma getirmek. Düzeltmek. Saldırmak.
Aspire to : İstemek. Amaç edinmek. Arzu etmek.
Drogue : Açık deniz demiri. Deniz demiri. Hortumlu huni. Hava freni. Manş tulumu. Yakıt doldurma tabancası.
Objective : Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi. Nesne merceği. Hedeflenen. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Minigözler, uzgözler gibi ışıksal aygıtların nesneden yana olan mercekleri. Işık mikroskobunda dokuların büyük görüntüsünü elde etmeye yarayan mercek parçası. Nesne.
Cause : Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Neden olmak. İlke. Sebep. Sebep vermek. Yol açmak. Sebebiyet vermek. Sebeb. Dava.
Betrothals : Nişanlanmak. Nişanlanma. Söz kesme.
Holocaust : İmha. Özellikle yangın sonucu olan kırım. Soykırım. Tamamen yakılmış kurban. Yahudilere uygulanan soykırım. Büyük yangın. Toplu ölüm. Yangının her şeyi yakması. Büyük tahribat.
Aspire after : Amaç edinmek.
Target synonyms : bull's eye, small flag, patsies, device, betrothal, ideals, cockshot, patsy, butt, work up, consummation, ideal, purposing, decoration, bourns, halo, martyring, consummations, bull, sight, directing, shoot for, desponsation, purposed, weened, take aim at, fair game, devices, martyr, promised land, destinations, decorations, objectives.
Target zıt anlamlı kelimeler, Target kelime anlamı
Unguided : Rehbersiz. Uzaktan kumandasız.
Target ingilizce tanımı, definition of Target
Target kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specif., of lamb, a piece consisting of the neck and breast joints. A slice. A thin cut. A kind of small shield or buckler, used as a defensive weapon in war.

Bu kısımda Target kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Target ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Target anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Target ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.