Tarriest türkçesi Tarriest nedir

Tarriest ingilizcede ne demek, Tarriest nerede nasıl kullanılır?

Starriest : Yıldızlarla dolu. Yıldızların aydınlattığı. Parlak. Çok yıldızlı. Yıldızlı. Işıl ışıl. Yıldızı çok olan. Yıldızı.

Tarries : Oyalamak. Beklemek. Kalmak (bir yerde). Kalmak. Durmak. Vakit kaybetmek. Katrana benzeyen. Oyalanmak. Gecikmek. Katrana ait.

Tarried : Kalmak. Oyalanmak. Beklemek. Oyalanmış.

Tarrier : Katran gibi. Katranlı.

Starrier : Yıldızlarla dolu. Işıl ışıl. Yıldızlı. Parlak. Yıldızı çok olan. Çok yıldızlı. Yıldızların aydınlattığı. Yıldızı.

Tarragon : Tarhunotu. Papatyagiller (compositae) familyasından, 60-120 cm kadar boyda, çiçekleri güzel kokan ve iştah açıcı olarak kullanılan, çok yıllık bitkiler. Tarhun. Tarhun otu.

Tarriance : Bir süre kalmak. Geçici olarak kalma. Gecikme. Geçici olarak kalmak. Bir süre için kalma. Geçici olarak ikamet etmek.

Costarring : Bir filmde yardımcı oyuncu olarak oynama.

Co starring : Başrol paylaşma.

Tarriness : Katrana bulanmışlık.

İngilizce Tarriest Türkçe anlamı, Tarriest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tarriest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tarred : Katran sürmek. Katranlamak. Katranlanmış. Katranlaşmış.

 

Pitchy : Karanlık. Ziftle sıvanmış. Kasvetli. Ziftli. Zift gibi.

Catch : Basmak. Çalışmak. Birdenbire farketmek. Cezbetmek. Edinmek (alışkanlık). Görmek. Kavramak. Takılmak. Yetişmek. Duymak.

Seize : Gasp etmek. El koymak. Yakalamak. Kapmak. El atmak. Tutmak. Tutuklamak. Zaptetmek. Yapışmak. Kişinin iyeliği altında bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını elinden alma.

Gaining control : Kazanç kontrolü.

Tarlike : Katranımsı.

Collar : Tasma. Sıkma bileziği. Durdurmak. Araklamak. Yakasına yapışmak. Yürütmek. Kolye. Yaka. Yaka takmak.

Nail : Mıhlamak. Çivilemek. Yakalamak. Tırnak. Meydana çıkarmak. Vurmak. Kavramak. Sıkı sıkı bağlamak. Parmakların ucunda bulunan ve üst deriden gelişen keratin yapılar. Çakmak.

Nab : Birini yanlış bir şey yaparken yakalamak. Tutmak. Enselemek. Kapmak. Yakalamak.

Seizure : El koyma. Tutarak. Kriz. İnme. Borcunu ödemekten kaçınan ya da ödeyemeyen kişiye ilişkin mallara alacaklının isteği üzerine yönetim ve yasal yürütme kurumlarınca el konulması. El koyma (zorödetim). Ele geçirme. Elkoyma. Müsadere. Tutma.

Tarriest synonyms : prehend, pick up, taking into custody, tarrier, pinch, apprehend, tarry, clutch, cop, bituminous, capture, apprehension.

Tarriest zıt anlamlı kelimeler, Tarriest kelime anlamı

Attack : Tutulmak. Atak. Atılım. Saldırı. Vurmak. Taarruz etmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Akın. Çatmak. Hamle yapmak.

Late : Son zamanlardaki. Geç kalan. Rahmetli. Müteveffa. Tehirli. Son. Geç. Eski. Ölü. Merhum.

Middle : Ara. Orta kısım. Orta yer. Orta. Vasati. Bel. Ortadaki. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Vasat. Göbek adı.