Tarriance türkçesi Tarriance nedir

  • Bir süre için kalma.
  • Bir süre kalmak.
  • Geçici olarak ikamet etmek.
  • Gecikme.
  • Geçici olarak kalmak.
  • Geçici olarak kalma.

Tarriance ingilizcede ne demek, Tarriance nerede nasıl kullanılır?

Tarried : Oyalanmış. Beklemek. Kalmak. Oyalanmak.

Tarrier : Katran gibi. Katranlı.

Tarries : Katrana benzeyen. Durmak. Vakit kaybetmek. Gecikmek. Oyalanmak. Beklemek. Oyalamak. Katrana ait. Kalmak. Kalmak (bir yerde).

Tarriest : Katran gibi. Katranlı.

Tarriness : Katrana bulanmışlık.

Starring : Başrolde oynatmak. Katılanlar. Yıldız olmak. Yıldız yapmak. Yıldızlarla süslemek. Yıldızlamak. Başrolde oynamak.

Starriest : Yıldızların aydınlattığı. Işıl ışıl. Yıldızlı. Yıldızlarla dolu. Yıldızı çok olan. Çok yıldızlı. Parlak. Yıldızı.

Starrier : Çok yıldızlı. Yıldızlı. Işıl ışıl. Yıldızların aydınlattığı. Yıldızı çok olan. Yıldızlarla dolu. Yıldızı. Parlak.

Tarring : Katran sürme. Katranlama. Katran sürmek. Kalafatlama. Katranlamak.

Co starring : Başrol paylaşma.

İngilizce Tarriance Türkçe anlamı, Tarriance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tarriance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jittered : Stres. Punk dinleyen tip. Sorun yaratan tip. Seğirme. Sinirden titremek. Titreşme. Sinirlenmek. Heyecan. Sapma.

 

Lingering : Çok yavaş. Ayrılamayan. Kalıcı. Yavaş. Yavaş ilerleyen. Ağır ağır kaybolan. Duraksama süresi. Geçmek bilmeyen. Hasretli. Oyalanma.

Holdups : Soygun. Tıkanıklık. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Tutma. Silahlı soygun. Engel. Kıpırdama bu bir soygundur. Silahla soygun. Durdurma.

Sojourns : Konukluk. Geçici olarak oturmak. Geçici süreyle kalma. Kalmak. Oturma.

Sojourn : Geçici süreyle kalma. Kalmak. Konukluk. Geçici olarak oturmak. Oturma.

Arrearage : Geri kalma. Gecikmiş borç. Ödenmemiş. Borç bakiyesi. (ödeme vb) kalma. Tehire uğrama. Vadesinde ödenmemiş borç. Kalma.

Delayed : Oyalama. Tecilli. Rötarlı. Tehirli. Tehir edilmiş. Tecil edilmiş. Geç. Gecikmeli. Gecikmiş. Geciktirilmiş.

Sojournment : Görece kısa bir süreliğine bir yerde ikamet etme. Kısa süreli yerleşme. Geçici ikamet.

Deferral : Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Ertelenme. Borcu ödemede gecikme. Erteleme. Vade. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi. Tecil. Daha sonraki tarihe alma.

Deferment : Ertelenme. Talik. Tecil. Erteleme. Ödemeyi geciktirme. Vade. Tehir.

Tarriance synonyms : sojourned, jitter, detentions, deferrals, detention, lag, sojourning, delay, stay temporarily, deferments, holdup, arrearages, hysteresis.

Tarriance ingilizce tanımı, definition of Tarriance

Tarriance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lateness. The act or time of tarrying. Delay.