Sojourn türkçesi Sojourn nedir

  • Oturma.
  • Geçici süreyle kalma.
  • Geçici olarak kalma.
  • Bir süre kalmak.
  • Bir süre için kalma.
  • Konukluk.
  • Geçici olarak oturmak.
  • Geçici olarak kalmak.
  • Geçici olarak ikamet etmek.
  • Kalmak.

Sojourn ingilizcede ne demek, Sojourn nerede nasıl kullanılır?

Sojourned : Oturma. Geçici olarak ikamet etmek. Geçici olarak kalma. Geçici süreyle kalma. Bir süre için kalma. Geçici olarak oturmak. Konukluk. Bir süre kalmak. Geçici olarak kalmak. Kalmak.

Sojourners : Konuk. Geçici olarak kalan kimse. Misafir.

Sojourning : Bir süre kalmak. Geçici olarak ikamet etmek. Konukluk. Geçici olarak oturmak. Geçici süreyle kalma. Bir süre için kalma. Kalmak. Oturma. Geçici olarak kalma. Geçici olarak kalmak.

Sojournment : Görece kısa bir süreliğine bir yerde ikamet etme. Kısa süreli yerleşme. Geçici ikamet. Geçici olarak kalma.

Sojourns : Geçici olarak ikamet etmek. Geçici olarak kalmak. Konukluk. Bir süre için kalma. Geçici süreyle kalma. Geçici olarak oturmak. Kalmak. Geçici olarak kalma. Bir süre kalmak. Oturma.

Soja : Soya fasulyesi. Baklagillerden güneydoğu asya'ya özgü yıllık bir bitki (toprağı iyileştirmek hayvanlara yem olarak kullanmak ve besleyici tohumları için yetiştirilir). Soya.

İngilizce Sojourn Türkçe anlamı, Sojourn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sojourn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Commorancy : İkamet. Bir yerde oturma. İskan etme.

Drawdown : Tasman. Su düzeyinin inmesi. Düşüm. Su seviyesinin inmesi. Alçalma.

Fits : Uygun olma. Uyma. Kriz. Hastalık nöbeti. Kapris. Heves.

Dwelling : Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. İkametgah. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Mukim. Mesken. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. İkamet. Konut.

Visit : Gezmek. Ziyaret. Teftiş etmek. Muayeneye gitmek (doktor hastayı). Laflamak. Dadanmak. Ziyarete gitmek. Ziyarette bulunmak. Çektirmek. -e gelmek.

Sojournment : Görece kısa bir süreliğine bir yerde ikamet etme. Geçici ikamet. Kısa süreli yerleşme.

Abideth : Kabul etmek. Sadık kalmak. Beklemek. Tahammül etmek. İtaat etmek. Katlanmak. Sineye çekmek. Oturmak. Yaşamak. Boyun eğmek.

Abides : Dayanmak. Baki kalmak. Sadık kalmak. Durmak. Tahammül etmek. İkamet etmek. Kurala uymak. Uymak. Beklemek. Sadık kalmak (vaade veya karara).

 

Sojourn synonyms : sojourning, stay temporarily, inhabitation, ceases, cease, abide, habitation, continues, stay, aboding, habitations, livings, sojourns, abided, come to, living, continue, pass, bed, abode, sojourned, aboded, kathiasis, inhabitance, be left over, be, descend from, abidance, ceased, be left, spend, abodes, tarriance.

Sojourn ingilizce tanımı, definition of Sojourn

Sojourn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To delay. To dwell for a time. To dwell or live in a place as a temporary resident or as a stranger, not considering the place as a permanent habitation. A temporary residence, as that of a traveler in a foreign land. To tarry.