Tarries türkçesi Tarries nedir
- Durmak.
- Oyalanmak.
- Vakit kaybetmek.
- Kalmak (bir yerde).
- Katrana benzeyen.
- Katrana ait.
- Kalmak.
- Oyalamak.
- Beklemek.
- Gecikmek.
Tarries ingilizcede ne demek, Tarries nerede nasıl kullanılır?
Tarriest : Katran gibi. Katranlı.
Starriest : Yıldızların aydınlattığı. Yıldızlarla dolu. Parlak. Yıldızlı. Çok yıldızlı. Yıldızı. Işıl ışıl. Yıldızı çok olan.
Tarried : Kalmak. Beklemek. Oyalanmak. Oyalanmış.
Tarrier : Katran gibi. Katranlı.
Starrier : Işıl ışıl. Çok yıldızlı. Yıldızı. Yıldızların aydınlattığı. Yıldızlarla dolu. Yıldızı çok olan. Yıldızlı. Parlak.
Tarragons : Tarhun. Tarhunotu. Tarhun otu.
Costarring : Bir filmde yardımcı oyuncu olarak oynama.
Starring : Yıldız yapmak. Yıldız olmak. Katılanlar. Başrolde oynatmak. Yıldızlamak. Başrolde oynamak. Yıldızlarla süslemek.
Tarring : Kalafatlama. Katran sürmek. Katranlama. Katranlamak. Katran sürme.
Co starring : Başrol paylaşma.
İngilizce Tarries Türkçe anlamı, Tarries eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tarries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Continue : Uzamak. Sürmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Ertelemek. Devamı gelmek. Olagelmek. Devam ettirmek. Dayanmak. İdame etmek.
Banister : Korkuluk. Tırabzan küpeştesi. Küpeşte. Merdiven parmaklığı. Baston. Tırabzan. Trabzan. Korkuluk dikmesi.
Lag behind : -den geri kalmak. Geri kalmak. Geride kalmak. Arkada kalmak. Duraklamak. Nal toplamak. Ayak uyduramamak. Geriye düşmek.
Dam : Kapamak. Su bendi. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Engel. Set çekmek. Toplama havuzu. Set. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Ana hayvan.
Bide : Yıkılmamak. Dayanmak. Oturmak. Sabırla beklemek. Kollamak.
Amuses : Eğlendirmek. Eğlendirme. Hoşafına gitmek. Güldürmek. Avutmak. Neşelendirmek. Kırıp geçirmek. Avundurmak.
Obstructer : Mani olan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Karışan kimse. Bozan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey.
Hold up : Soymak. Yardımda bulunmak. Desteklemek. Dayanmak. Alıkoymak. Durdurmak. Geri tutmak. Sabit kalmak. Direnmek.
Cease : Son vermek. Kesilmek. Dinmek. Bitmek. Sona ermek. Bırakmak. Bitirmek. Durdurmak.
Delays : Alıkoymak. Gecikmeler. Ertelemek. Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler. Süreler. Geciktirmek. Geç kalmak.
Tarries synonyms : starting gate, starting stall, movable barrier, come to a stop, discontinued, diverted, mated, breakwater, awaited, impedimenta, be amusing, come to a halt, dally, rail, amuse oneself, seawall, be left, mole, let grass grow under his feet, groyne, wing, descend from, dawdles, railing, dawdle along, abidden, be late, lagged, abided, impediment, be tardy, awaits, gain time.
Tarries zıt anlamlı kelimeler, Tarries kelime anlamı
Unmarried : Bekar. Boydak. Evlenmemiş. Subay.
Tarries antonyms : unmated.

Bu kısımda Tarries kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tarries ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tarries anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tarries ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.